25 Ağustos 2010, Çarşamba
saat: 03:19


rejim iyi gidiyor.günde 3bin 4bin kalori aldığım günlerden sonra bin biniki100 kaloriye düşmek beni yıpratmadı.spor yaparken de kendimi güçlü we enerjik hissediyorum.hayatın bu akışı güzel.bir şey yapmıyorum.ewden çıkmıyorum.kitap okuyabiliyorum.bazen yazıyorum bile.aklıma fikirler geliyor bölük pörçük de olsa.bu bile mutlu ediyor.kötü de olsa bir şeyler yaratmak fikri tatmin ediyor.aradığım pek bir şey yok.ders çalışmaya başlayabilirim bir kaç gün içinde.daha efektif kullanabilirim uyandıktan sonraki ilk saatleri.bunun dışında gayet güzel.bir de şu tutunamayanlar war tabi.her şeyden kopuyorum okuyabildiğim zamanlarda.
noktalama işaretleri olmayan bölümü okumak beynimi kawurdu örneğin.çok susatıyor oğuz atay okumak.anlamlandıramadığım geçişler olsa da bir süre sonra incelikleri yakalayabiliyorum.yaratılan karakterle ilgili herkes çok muhteşem konuşmalar yapabiliyor.hayatına girmiş önemli insanlar selimi öyle güzel anlatıyorlar öyle ayrıntıları hatırlıyorlar ki gerçeklik duygusunu kaybediyor roman.selimsiz hayatlarında normal olan bu insanların selimi we selimle geçirdikleri dakikaları hatırlaması elbette mümkün ama böylesine güzel anlatabilmeleri çok gerçekçi değil.oğuz ataya hayran olmamaksa elde değil.böyle bir şeyi yazabilmiş olmak ölüme meydan okumak olabilir.sanmıyorum ama olabilir.böyle bir şey yazabilen bir insanın neler düşündüğünü nelerden zewk aldığını tahmin edebilmek güç.okumanın en zor olduğu bölümlerde tatmin duygusu maksimum oluyor.kendi arkadaş çewrelerinde oluşturdukları oyunların orjinalitesi inanılmaz.
bir sürü şey söylemek istiyorum bu kitap hakkında ama nasılsa söyleyeceğim,aklımdan geçen her şey çok basit we yawan geliyor.bir aşağılık kompleksi sanırım bu.anlayamadım işte burayı çözemedim dediğim anda öyle bir şekilde dewam ediyor ki beynimde şimşekler çakıyor.ewet lan ewet diyorum neden anlayamayım?sadece birazcık sabret diyorum kendime.telkin ediyorum kendimi.

küçümsediğim,lazım değil dediğim,saygı duyduğum ama göz ardı ettiğim bütün kitapları okumak isteği duyuyorum.seliminkine değilse de turgutunkine benzeyen bir istek bu.günlerce okusam diyorum.dostoları bitirsem.sinirli sakallı amcayı bitirsem.sioranı bile bütün o karmakarışık cümle düzenine rağmen okusam özümsesem.tolstoyu,hemingwayi,celinei,turgenyevi okusam diyorum.bir gaza geliyorum görme guncem.böyle duyguları hissetmek bile yetiyor.birkaç hayatım daha olsa hepsini bilsem anna karenina trenin önüne atlamakta haklı mı düşünebilsem.okumadığım için düşünemiyorum bile.düşünebiliyor musun?
sonunda tembelliğe yenilmesem.kitaplardan caydığım zamanlardaki gibi banane demesem.banane bir başka insanın bu konuda düşündüğünden.onun beyninde kalmış kırıntıları çekip çıkarmaya çalışamam ben demesem.

gece gece böyle şeyler hissedip sabah kalktığımda siktir et olm gaza gelme demesem.sonunda demem o ki ah biraz gaza gelsem.bir kere de ben diyebilsem:kitabı elime bir aldım bitirene kadar bırakmadım diye.öyle bir kitap olmadı mı oldu.o kadar sewmedim mi bir kitabı sewdim.
benim gibiler deliremez.benim gibilerin saçları ne yaşarlarsa yaşasın bir gecede beyazlamaz.benim gibiler hiçbir şeye tutkuyla bağlanamaz.hırslanamaz.çok istese bile sonunu getiremez.benim gibiler yawaştan almalı.bir şeylerden wazgeçip sınırlarını bilmeli.

benim gibiler günlük tutmalı.


istanbul
hosting