25 Ağustos 2010, Çarşamba
saat: 05:06


tam bir yil ve dort bucuk aydan sonra ilk kez kontaga gect benle. inanamadim. kaybettigim hikayemi bulmus gibi hissettim kendimi.

ona anlaticak o kadar cok sey var ki simdi gorsem, simdi karsima ciksa hicbirsey yapmadan ona oylece bakakalirdim. hikayelerim o kadar cok ki, hepsi birbirine girer ortaya koca bir sessizlikten baska birsey cikmazdi.

ozlemisim.

ask gibi degil bu. sevgi de degil. bu iki sene onceki beni belleginde tasiyan bu insana karsi duydugum yakinlik duygum. beni bana anlatacak biri. eski beni yeni bene, tabii degistigim gercegini varsayarsak bu bir bucuk iki yil icinde.

ozlemisim.

o da beni ozlemis midir?

nerden baslamali? yani daha dogrusu baslamali mi? diyelim ki baslamali, peki nerden? "merhaba? nasi gidio?" "naber, uzun zaman oldu..." puff. cok klise. oyle bir baslamali ki bitirmeye ya da devam ettirmeye iki tarafin da gucu olmasin.

brooklyn? buena vista social club? le petit? cs? whale?

nerden baslamali? unutmaya calistigim gecmisimin kapisini aralamaktayim su son bir iki haftadir duraksamadan. unutmaya calistiklarimin bir kismini unutmusum onu farkettim. unutamam saniyodum.

bende sana ait olan bir sey var. bir dosya. icinde mektuplar. senin bile bilmedigin mektuplar. onun mektuplari.

bence o, o degil artik, benim ben olmadigim gibi.



istanbul
hosting