25 Ağustos 2010, Çarşamba
saat: 10:44


pazartesiden bu yana hayatım slow motion seyrediyor sanki.bir ağırlık var üzerimde, 6.45'e kurulan saatin defalarca ertelenmesi, yataktan sürünerek kalkış, apar topar hazırlanıp gelinen ofiste tüm gün ne yapacağını bilemeden içimde bir sıkıntı yumağıyla bekleyiş,neyi beklediğini bilmeyiş,yapmam gereken işleri erteleyip internette surf yapmam,falan filan...

akşam da zaman bir o kadar hızlı geçiyor, dün dansa gittim uzun bir aradan sonra. tanımadığım bir erkekle birbirimize kollarımızı sarıp,uyum içinde estetik hareketler sergileyebilecek kıvama gelmek beni gururlandırmaya başladı.dengesiz dönüşlerim, bacak savuruşlarım azaldı.dün hoca yanıma gelip günün en şık kadını ödülünü bi kez daha sana veriyorum dedi, dansta gösterdiğim yavaş gelişme beni demoralize etmesin diye taktik mi yapıyor acaba diye düşünemden edemedim, kötü niyetli miyim ne dersin?

geceleri uyumadan önce osho okuyorum, okuyup okuyup şaşırıyorum,her cümlesi bir aforizma gibi kitaplarının.her akşam birkaç bölüm okuyabiliyorum ama yavaş okumak iyi geliyor bana sindirerek okumak istiyorum zaten.

Aşk hayatım bi tuhaf.Asıl erkek var ama yok gibi.Bir ilişkide tensel temas azsa varlık içinde yokluk hissediyorum.kadınlar ilgi ister, erkeği heyecanlandırdığını bilmek ister.eh ben de bi kadınım ve birileri bunu U.a söylemeli sanki.



istanbul
hosting