|
26 Ağustos 2010, Cuma
saat: 23:34
Halim mi yoktu,hevesim mi bilemiyorum. iki paragraftan daha fazla yazmak, bütün hayatımı anlatmak kadar uzun geliyor sanırım. İnsan umudumu yitirdim dediğinde bile umut taşır içinde. Ana rahmine yeni düşen bir bebek misali zamanla büyür içinde.Bende ise bir kısırlık söz konusu.Tüp umutlar taktıyorum belki bir gün tutar diye. Aşk nefrete en yakın duyku iken ondan korkmamak imkansız. Korkmak ise ahmaklık.Ahmaklık ise tam anlamı ile aşka giden kişi ve yol üzerinde.Büyük bir kısırdöngü içersinde sersemce ayakta kalma çabaları. Tertemiz bir gece, muhteşem bir ay ve parlak yıldızların olduğu bir gecede seranat yapılmıyor İstanbul mahallelerinde.Balkona her çıktığımda sisli bir gece,sönük yıldızlar.Aynı gökyüzüne bakıp,aynı bulutu büyük bir şapkaya benzetmek.Kesinlikle olmayacak bir durum. Ve kader dediğimiz hep istem dışı yaşadıklarımızda aklımıza gelen bir kurbandan başka bir şey değil. Evet ben shakespeare değilim, sam shepard hiç değilim.Ama benim de afilli cümlelerim bir gün biri için tarihe karışacak. iyi bir gece geçirmek dileği ile... | ||
|
|
||