|
27 Ağustos 2010, Cuma
saat: 15:44
Birilerinin eline bir takım kozlar vermişim, dün yoklanınca anladım. Farkında değildim kendimi de kandırmışım bunca zaman. peki umurumda mı? değil tabiiki, artık üzerine düşünmeye değecek şeyler bunlar değil. ama hoşuma gittiğini inkar edemem. yine de yorgunluğumu, bu gereksiz düşünce silsilesinin beynime tecavüz ederek arttırmasını istemiyorum artık. önüme çıkan her şeyi olduğu gibi yaşıyorum. yıpranmadan yaşayamayacağıma göre, saldım iplerini tüm benliğimin. varsın acıdan sürüneyim. zaten iki ucu boklu değnek hayatımın her detayında bir uctan bir diğer uca savruluyorum. ne kadar tükürdüğümü yalamak durumunda kalsam da, zerre umurumda değil artık. Çözülmesi zor bir yumağa çevirmişim herşeyi, elimi attıkça düğümlenmeye devam ediyor.. içten içe üzülsem de zevkini çıkarıyorum işte bu kokuşmaya yüz tutmuş çözümsüzlüğün. ve koruma kalkanım ise bittabi devrede. sözcükler dilime düştüğü an çıkarıyorum ağzımdan dışarı artık, sakınmıyorum. bilsinler.. ki daha çok keyfini çıkarayım. neyse, sikilen beynim yetmedi gözleri de kör ettim ekrana bakmaktan sabahtan beri. asık yüzüme abanarak kalkıp azıcık hareket edeyim, kahve yapayım, içeyim, tüteyim. belki biraz tebessüm eder zavallım. "wiiide as the rivers run..." belamı aratıyorsun şarkı, kaşıma. dans ede ede, kaybolasım var. bir daha geri dön(e)memek üzere.. | ||
|
|
||