|
27 Ağustos 2010, Cuma
saat: 21:24
Ailem, dostlarım, hayatımın bir yerine dokunmuş herkes, bizim için hala teknolojik, tam olarak içselleştiremediğimiz bu acemice ve az biraz korkak satırları günü geldiğinde fark edecek çocuklarım, torunlarım .... Sadece kendim için değil sanırım sizin için de yazıyorum, çünkü sinema seviyorum, en çok da eski, tozlu bir defteri açıp bir dolu sırrı açık eden kahramanları seviyorum, sırrını açık ettiklerini seviyorum, o sırları ister istemez saklamış olan arka plandaki insanları seviyorum, gizemlerini en derininden hissediyorum. Biliyorum çünkü neden gizlediklerini, anlıyorum, en insanca olanından bir hisle yaşıyorum satırlara döküş anlarını, hem ben zaten şairin de yazarın da ne anlatmak istediğine hiç yoğunlaşamadım, daha çok o satırları yazarken ne hissetmiş olduğuna odaklandım, o yüzden hep başarısız oldum onca edebiyata dair sınavda, soru hep ne demek istediğine dairdi çünkü, bir kere bile yazarın ne hissettiğini sormadılar, halbuki keşke bazen sorular şıklı olmasaydı, o satırların, dizelerin kalemin ucuna geldiği ana dair hayallerimizi sorgulasalardı, gidiş yoluna biz sormadan puan verselerdi, ya da biz o puanı hiç merak etmeseydik... | ||
|
|
||