28 Ağustos 2010, Cumartesi
saat: 05:14


Bazen ünlü oyuncu, kız arkadaşının yanına almanyaya geldi. Orada türk pazarındaki esnaf kendisini tanıdı ve bir resim çektirmek istedi. Karpuzcu. Zaten oyuncugiller bir karpuz almıştı.
Cep telefonuyla çektiği fotoğrafa bakan adam, oyuncu uzaklaşırken yok lan o değilmiş dedi Domatesci ve biberciye. Onlar başından beri zaten bu fotoğraf çektirme merasimine karşıydı.

Oyuncu ertesi gün kız arkadaşıyla konuşacaktı. Kız arkadaşı onu uzak bir ülkeden teefonla arayarak terketmişti. Aslı, terkettiğini belirtmişti. Herkes gibi, ama daha çok oyuncu gibi, neden diye sormaya yalvarmaya, hatta o uzak ülkede ev tutmaya yetecek kadar parası olduğunu söyleyecek ve sonradan evlenme bile teklif ettiğini duyacağız.
Ama ondan önce.
Ki gece, arkadaşları biraz neşelenmesi ya da en azından evdeki kırmızı koltuğa gömülerek ucuz viskisini ve zanaxları bir sigara gibi almayı bırakması için.

Falafel yediler.
başka bir kokteyl barda başka karışımlı viskiler içerek duvarlara baktılar. Abi ben buraya bir kere geldim zaten, onda da yanımda sevgilim vardı, yine sen getirmiştin diye hatırlattı oyuncu.
Hatırlamıyorlardı ve umursamıyorlardı. Bir iki ortak zamanlamaları dışında, pek iyi arkadaş sayılmazlardı.
Bir iki kritik anda orda bulunan herkes kadar.
Bilmem ne sendromu.
Kokteyl bardan yüksek dozda viski ve aşırı falafelden çıktılar.
Eve giderken yolda bir kadın onları biraz geçmişken bakar mısınız diye durdu. Onlarla kadın arasında 7 metre vardı. Kadın oyuncuya bakıyordu. Belliydi. Ama sanki söyleyecek bir şeyi yoktu. Onlar bir dakikada olsa oyuncunun başka bir kadınla ilgileniyor olmasını fırsat bilerek öpüştüler. Çünkü ayrılık aşamasındaki insanların yanında öpüşmek onların daha sonra sizinle 14 saat sarhoşken konuşmasını getirecek. Kadın, siz şeysiniz diğ mi dedi.
O kadar uzun bir bekleyiş oldu ki onlardan biri hemen gülerek Evet evet..Bilmemkim dedi.
Kadın, şey dizisinden değil mi dedi.
Bu 12 yıl önce yaptığı diziydi.
Sessizlik uzamadan
Oldu iyigünler dedi kadın. Gitti.
Oyuncu kızgın değildi. Rolünü hiç yapamadı kadın diye düşündü.
Ağzında sigara ve üzerinde kurt cobain hırkası vardı. Ve kısık bakarak, kafasını kadına seni görmüyorum seni görmüyorum gibi bulandırarak sanırım olanı bir kenara bırakmış ve o kendi sahnesini oynuyordu.


Ertesi gün kız eve geldi. Ve yağmur yağdı.
Diğerleri evi terketti tabii. Oyuncunun kanında 13 gündür viski ve zanaxlar dolanıyordu ve buna rağmen hiç uyumamıştı. Diğerlerinden biri, zaten zamanını kaybettiğinden, bir eve, bir iş yapmaya gitti. Diğerlerinden bir tanesi, o kadar acele evden çıkmak zorunda kaldı ki yanına parasını almadı. Yağmurluğu almadı. Ve onun da üzerinde kurt cobainin başka bir çeşit hırkası vardı.
Ve babetleriin içine çorap giymişti.
Bisikletine atlayıp para bozdurmaya gitti.
Böylece ülkesine döndüğünde eve havaşla dönecekti.
Yağmur başladı.
2 saattir öyle mahallede dolaşıyordu.
Hırka, kurt cobain öldüğünden beri giyilmediğinden, kokuyordu.Sonra bir kafede bir şeyler yedi, kendine bir deodorant ve ev için çubuklu bir lavanta suyu aldı.Yağmur arttı. Hiç haber yoktu. Belki oyuncunun işi iyi gidiyordu. Evlenmişlerdi ve inşallah bugün evi terkeder ve beraber bir balayı oteline yerleşirlerdi. Aşk devam ederdi, namı yürürdü.

...

Bir diğeri, sağanak yağmurun altında mbiraz bakındı. Kadının biri, BİLET MAKİNASININ YANINDAYKEN ONA BİLET VERDİ. Kız parasını vermek istedi almadı. Ama ruthaus sprandue yönüne gidecekseniz kullanabilirsiniz.
Evet dedi. Diğeri. Ne farkeder.
Diğeri Bir durak sonra indi, ve karşıya geçerek yeni bir bilet aldı. Başlangıç noktasına döndü . Bir sıfır alman hükümetinden öndeydi.
Havada şimşekler. Simsiyah bir gökyüzü. Hırka diz kapaklarına kadar verevsiz iniyor. Kollar çoktan yerlerde. Göle giden trene bindi.
40 dakika gitti. inip karşıdan yeni bir trene b,nerek geri döndü.

Bisikletini yağan yağmura aldırmadan parkettiği yerden aldı ve apartmanın içinde bir yerde oturmaya karar verdi.
Apartmana girerken diğeri, Oyuncunun sevgilisi, eski sevgilisi, onu aradı ve anlaşılmayan fakat çığlıklarla beeli bir şeyler söyledi.
Bisikleti girişe bırakan diğeri eve koştu.
Oyuncu, holde, yer olmadığından dikine duran çift kişilik metresse yaslanarak sayıkıyordu ve kız da ona kus kus diyordu ağlayarak.
Bir diğeri gerçekten yağmurdan kurtulduğu için şanslıydı.
Kız diğerine anlattı, her şeyi anlattım, bir erkek arkadaşım olduğunu söyledim. O da gitti, zanaxları içti.Ambulans geliyor dedi.
Diğeri yapacak pek bir şey bulamadığı ve tüm bunlar canını sıktığı için oyuncuya biraz bağırdı. Diğer diğerini aradı. Durumu anlattı. Ambulans geldi. Oyuncu tuvalete oturtulmuştu.
Onunla konuşmaya çalıştılar. O da oynadı.
Hastaneye gidildi. 3 saat boş bir koridorda eski sevgili ve diğer ikisi
oturdu.
Sonra yanına gittik uyuyordu. Kanından neredeyse hiç alkol çıkmadı , ilaç sayısı da azmış dedi. Bu gece uyur. Yarın gelir alırsınız.

Bu arada biraz bir şeyler oldu. Ama önemlisi, sevgili memleketine ve sevgilisine döndü. Ve ne yazıkki oyuncu 3 saat sonra uyandı diye hastaneden aradılar. Ve basicly gelin bunu burdan alın diye.

Diğeri taksiyle gitti.
Öbürü pizzacıya pizza almaya gitti.

Sonra...
Oyuncu ve diğeri, bir rehabilitasyon merkezi bulmak üzere ülkelerine döndüler. Havalimanında bir kaç kişi oyuncunun yanına gelerek fotoğraf çektirdiler. Oyuncu hangoverdı. Diğeri ise bu duruma katlanmak için kilolarca yasadışı maddeyi bavuluna sokmuştu ve bir saykoyla beraber bunu yapmış olmasından biraz endişeliydi. bir şey olmadı. ve meşhuuur bir prodüktör onları cipiylen aldırdı. nEREYE.
Saat gece 11 olmuştu ve Koşuyoluna gittiler.
Orada oyuncu ve prodüktörü 4 saat boyunca neredeyse somut olmayan bir şeylerden konuştulari sarıldılar, diğeri nerede olduğundan biraz şaşkın.

Prodüktör bu arada yazdığı bir senaryoyu sayfa sayfa okudu ve oyuncu da kendi çektiği diziden 4 bölüm seyretti.
Diğeri orta türk kahvesi içti.
Ve nerede olduğunu anlamaya çalıştı.
Şimdi.
saat 6.

Tramvatik bir durum.
Diğeri odasında.
Oyuncu salonda.
El ne karışır.
Noliy.





istanbul
hosting