|
29 Ağustos 2010, Pazar
saat: 01:57
ya hu ne garip bir gündü. ki hala devam etmekte. abuk sabuk bir rüya ile uyanmak ayrı bir yana, şakir in hastalanması bir yana. bir de kızılderili öğretisini anlamak öyle 2 atasözü öğrenip onu hayata uygulamakla olmuyormuş. öyle göte böyle yarrak oluyor sonradan şemsiyeler açılıyor zira. o zaman neymiş, emeklemeden yürünmezmiş. nitekim bunu bir anlayabilseymişim küçükken - ki bu bir sene öncesine tekabül ediyor zira 1 senede insan HAYVAN gibi yol alabiliyor- susan adam hiç bir şey söylemiyor değildir atasözünü götümden anlayıp hayatımın en anlamsız-anlamsız noktalarına da sokmazmışım. zira susulcak durum var susulmayacak durum var. aslında ben sana bir şey diyim mi? bende ağır güven eksikliği var ya neden bilemedim bence. her ne kadar güven bunun tersini idda etse de , var var belli konularda. güven eksikliği değilse de çok yüksek ego? ya da belki de hayata götünden bakma... yani aklın yolu bir iken neden inatla ikinci yolu ben bulucam derim ki. o zaman böyle üzülür ve göt olursun işte. mal zeynep. yarraaama baş zeynep. fevri zeynep. ota boka kırılan alıngan zeynep. çocuk zeynep. eq su düşük iq ölçümü yapılamayan zeynep. neyse. şakir iyileşse ya allahım? lütfen. yoksa çok ağlayacağım ben :( | ||
|
|
||