30 Ağustos 2010, Pazartesi
saat: 01:07


Ben, bu kadar kanlı bir iç hesaplaşma yaşayarak arınacağımı düşünmemiştim. gerçi arınıyor olduğum da şaibeli denilebilir, ruhen ve bedenen acı çekiyorum yine biraz. hem tüm bunların aynı anda, aniden oluşuvermelerindeki zamanlamanın tesadüfi olduğunu da hiç mi hiç zannetmiyorum.
bugün, uzun zaman sonra ilk defa irkildim aynaya bakınca gördüğüm yıkıntı karşısında. uykusuzluğun da elleri pek zarif olmamalı ki, bir gün değil bin yıllık zaman diliminden artakalanların isiyle taşınıyor sanki yüzüm... yine duvar kesilmiş, soğuk ve bembeyaz.

hafif bir hissizlik kokusu da var ama, iyi bir şey bu.


istanbul
hosting