|
30 Ağustos 2010, Pazartesi
saat: 03:32
upuzun bir yoldu bizim aşkımız zordu dagları aşmamız gerekiyordu ben renkli bi dünya çizmek için elime almıstım fırcayı rastgelede daldırmıyodum hani senin sevicegin bi resim yapmaya calısıyodum. hani öyle böyle degil he o fırca darbelerini ne van gogh nede picasso vurabilirdi kalbinin en derin kösesine benim seni sevmem senin için bir talihti aslında benim içinse bir lutuf seni sevdigimi anladıgım günden beri seslerde,renklerde degişmişti geçmişim bile degişmişti. sana endeksli borsa gibi batıp cıkıyodum enflasyondan degil seni kırmaktan üzmekten korkuyodum. sonra başkalaştık terli tenler birbirine karıstı. sen benim ben senin olduk ufacık bir otel odasında gardiyansız bir hücrede gibiydik. seviştik ve acıktık. her geçen gün daha cok alıştık birbimize ama işte sorun burda başlamıştı aşık degil birbirimize alışkın oldugumuz için birlikte olmaya başladık. birbirimizden hızla eriyen buz kütleleri gibi ayrılmaya başladık. benim en sevdigim sarkıda artık ismin beynimde canlanmamaya başladı. sonra keşkelerimiz başladı yazılanlara resimlere baktıgımda artık sen degilde sanki başkası duruyordu sende herkes gibi olmuştun. biz aşkı becerememiştik. ben senden gitmiş sende beni terketmiştin o gece ruhlarımız sancıdı. melekler neşterle bizi birbirimize baglayan aşkı içimizden söktü ve aldı ertesi sabah sen yoktun yatakta sırtı dönük dökük adını bilmedigim cırılcıplak bi kadın vardı. sonra kalktım banyoya gittim. buhulu gözlerimi aynada gördügümde. aşk bitti o gitti yazıyordu. bi halikarnas gecesi yakamozun ısıltısından sana gelsin ey eski sevgili. volkan kaçar:* | ||
|
|
||