|
31 Ağustos 2010, Salı
saat: 15:13
insan ruh halini kendi yaratmasa bile çok etkili olabiliyor bence. haftasonu yıllarca suskunluğuma son verip takıldım arkadaşlarımla, camları ve kapıları sonuna kadar açık salonda tavanda dolaşan duman içimizdekiyle etkileşime girince ilginç sahneler çıktı ortaya, bad tribe bağlayan sadece birimiz vardı, onun dışında herkes çok keyifliydi. bir ara uzandığım yerden kalkamadım, bacaklarım ve kafam beton gibiydi, daha sonra balkona geçip tek başıma yıldızların altına uzandım sabahın 4 ünde. ve sabahın dördünde yapılmaması gereken bir şey yapıp telefon açtım. ama işin güzel kısmı 35-.60 mı 30-.60 mı yoksa 35-.65 mi hatırlayamadığımdan şansımı 30-.60 dan yana kullandım, kimse onlarca çalmanın üzerine bana cevap vermedi. sabah kalktığımda dünyanın en mutsuz insanıydım, gün boyunca yediğim 8 browni intense bile mutsuzluğumu gideremedi. ertesi gün ise kendime gelmiştim. bugün çok daha iyiyim. Life'da dediği gibi olursan herşey çok güzel oluyor aslında. .....'a bağlı değilim (noktalı yere aklında herşey gelebilir), böylelikle birşeyler kırılıp bozulup ruhem ya da fiziken entropi yarattığında üzülüp kızmanın anlamı kalmıyor. aynı bugün olduğu gibi. ilk gördüğüm an boğazım düğümlendi, hemen çıkıp bir sigara yaktım ama toparlayamadım, ardından köşe bucak temizlik yaptım kafa dağıtmak için, şimdi ise kısmen daha iyiyim, ne düşüneceğimi bile bilmiyorum.. | ||
|
|
||