01 Eylül 2010, Çarşamba
saat: 20:15


sabaha karşı hiçbir insanın yaşamadığı, hele bu saatte nefes bile almadığı bu lanet , izbe yerde ne yapıyordum?
sigaranın dumanı sise karıştıkça, üstünde durduğum köprünin suya olan mesafesini daha kısa görüyordum. kendi kendime artislik mi yapıyordum? yoksa , cesaret mi toplamaya çalışıyordum.
arkamdan seslendi, güneş doğuyordu yavaştan. kılıksız, pis, ama nereden geldiği belli olmayan bir adamdı, gözlerindeki kırmızılık, doğal olamayacak kadar etkiliydi.
"yaşamak için güzel bir gün, efendim" dedi. ve sallana sallana yoluna devam etti...

istanbul
hosting