01 Eylül 2010, Çarşamba
saat: 22:28


Artık şu semizotu operasyonuna girmem gerekiyordu ve kendimi yeterince ikna ettikten sonra(5 gün oldu) girdim. Halbuki sadece soğan domates salça vs kombinasyonuna sevgi ve şefkatimi de katıp karıştıracaktım ama kendisini dolabın soğuk köşelerinde terkettim günlerdir. Konunun bende vicdan azabı (yok artık) haline gelmeden vuku bulması hoş oldu zira yarın geldiğimde "bu akşam da yemek yemesem olur yahu" demekten kurtardım kendimi. Yemek yapmayı seven bir insan olarak ne zaman ki yalnız yaşanıyor yalnız yemek yapılmıyor da yenmiyor da kardeşim..

Kuru üzüm almıştım marketten velakin eve geldiğimde erik kurusuna dönüştüklerini tadına bakmamla farkettim. Geçen gün de aldığım "badem şekerleri" "çekirdek şekeri" çıkmıştı yemedim. Evet artık insanlar herşeyleri daha ucuza getirmek için bildiğin kayısı çekirdeğinin içinden badem şekeri yapıyorlar. Umarım semizotu meyankökü falan çıkmaz:)

Niye mi zırvalıyorum?

Çünkü film izlemek için az, uyumak için fazla zamanım var..


Çünkü gitar çalışmak için az, bilgisayar karşısında durmak için fazla enerjim var..

Çünkü onu aramak için az, düşünmek için fazla cesaretim var..

Çünkü anlatmak için az, anlamak için fazla öyküm var..

Çünkü konuşmak için fazla, susmak için daha fazla sebebim var..







Bir de hayallerim var.. (Ne var niye şaşırdın.. o kadar yaşlanmadım daha)




:)

istanbul
hosting