03 Eylül 2010, Cuma
saat: 21:18


küçükken, asla birileriyle uyumazdım; anne, kuzen, baba, bilimum akraba, aile dostlarının abi, abla dediğim çocukları vb.
korkmadım ne karanlıktan, ne kapalı yerden, ne havasızlıktan. aile yetiştirişinden fazlasıydı bu, eğitimli doğmuştu ruhum. kendimi bildim bileli, sadece balıklardan korkuyorum.
sadece bir kere, elm sokağı kabusunun son filminde, freddy nin, kızı rolü oynayan kadını öldürmeye çalıştığı filmden korkup abimle uyumuştum bir süre.
ufak nükteler hayatı ilginç kılan, o abim, babam öldükten sonra bana babalık yaptı, her sorumluluğumu aldı, yanında hissettiğim güveni, her zaman hissettirdi.
hep yalnızdım. izlemek istediğim filmlere yalnız gittim, yemek yemek istediğim restoranlara yalnız gittim, eğleneceğim zaman, lunaparka yalnız gittim. ben ağlarken, hıçkırırken, üşürken de yalnızdım...
bir gecede değişti inandıklarım, kendimi ve ruhumu adadıklarım. gelecek planları bile hep tek kişilik olan bi adamın, bindiği kamikaze tam çalışmaya başlayacakken, son anda, bir melek oturdu yanına biletini verip...
artık, biliyorum ki; ne acım tam olacak ne zevklerim. 2 katı nefes alır oldum eskisine nazaran, çünkü yarım nefeslerim O yokken. kanım bile az pompalanıyor...
kendimi kandırıyor olmayı ne de çok isterdim, ya da onu sadece kullanıyor olmayı. gerçek aşksa bu, cidden yükü pek ağırmış. Ama, altında ezilmedikçe o yükün, vazgeçmeyeceğim kaldırmaya çalışmaktan.


Metallica - Until It Sleeps

istanbul
hosting