|
05 Eylül 2010, Pazar
saat: 04:52
ismi lazım değil bir arkadaşımın yazısını paylaşmak istiyorum 05 Eylül 2010 Pazar, 02:38 tarihinde ______ ______ tarafından eklendi Günlerdir İstanbul'da geziyorum. (tatildeyim de :))Ayrı ayrı Şişli, Taksim ve Kadıköy'de Hayır broşürleri dağıtan İşçi partisi, halkevleri ve TKPi gruplarına (Bu gruplar birbirini sevmez) ayrı ayrı polis tarafından nedensiz yere saldırıldığını, propoganda hakkını elinden aldığını gözlerimle gördüm, kulaklarımla duydum. (dayakla küfürle gözaltıyla falan ha). bu dediğim istanbul... Anadolu'da neler oluyor tahmin bile edemiyorum. Polis artık, hükümetin fedaisidir.... bunu söylemek artık geyik değil, komplo teorisi değil, polisin reddettiği bir şey de değil. Herkes bunu biliyor ve kabullendi. Ben polis zoruyla seçim propogandasını engelleyecek kadar adi bir hükümete, 3 maddeyi dışarıda bıraksa referanduma gerek olmadığı halde, dayata dayata, başka kimseyi tanımayarak, uzlaşmayı falan zaten düşünmeyerek oylayan bir hükümete, Ankara'da (bildiğim için) Büyükşehir, Mamak ve Etimesgut belediyelerini hileyle elektrikleri kesip, sandıkların içini çalan, polisi çöpte pusula çuvalı bulmasına rağmen rapor tutmayan (Ki haberlerde gösterildi, "nedense" internet arşivlerinde yok!), "nasıl olduysa" (rüşvettir herhal) YSK'yı da tavlayarak hükümete bırak en az 1 senelik denetimsizlik vermeyi, insan değeri bile vermem. Ha işin hukuki olarak yanlışlığı, ne kadar boktan bir anayasayı oylamak zorunda bırakıldığımız, darbe anayasasından faklı hiç bir şey olmadığı, Petek ve Zeynep arkadaşımın yazdığı yazılara zamanınım yettiği kadar yorumlarımla söyledim. Çocuklarınızın geleceği için "Hayır" deyin falan diyeceğim ama, hesaplıyorum ki eğer BDP boykot kararını uygulayabilirse ki uygulayacak gibi, Hayır çıkması gerekiyor. Ama bir de bakacağız ki 12 eylül akşamı az farkla "evet" çıkmış. ahaha ne garip falan diyeceğiz de... Evet işte, rüşvetle, hileyle, aşağılık hakaretler baskılar bertaraflarla falan "evet". Yeni anayasamız hayırlı uğurlu olsun. ondan sonra sıkıyorsa muhalif konuş. bak bakalım merkezde neler oluyor... İsteyen evet der isteyen hayır, ama kaçmak zorunda kalacağımız kesin bu ülkeden 12 eylül'den sonra. zira hepimiz feysbuktan fişlendik ve "fişlenmemek için" evet vermediğimizi afişe ettiğimiz için bir şeyler olacak... Eh evet vereceğini söyleyenlerde bu adamların hayat görüşlerini benimserse biraz daha oturur işte, sonra bıkar kendileri kaçar... Saygılar sevgiler... Partiye tepkiyse tepki, yani altında yatan maksatı düşününce, neden hayırı anayasayla beraber badem bıyık imparatorluğuna da vermiyorum ki diye düşündüm... bir neden bulamadım. ahanda bu yazıyı yazdım. Bugün kadıköye polis saldırısına uğrayan hayırcılar da tuz biber ekti... | ||
|
|
||