|
07 Eylül 2010, Salı
saat: 02:41
Aslında huzurlu değilim. Bu tip bir huzursuzluğu yaşamak için de fazla yaşlıyım. Anaokuluna başladığım gün ağlamıştım; artık 21 yaşındayım. Defalarca taşınmamış bir insanın bile tedirgin olacağını zannetmiyorum. Belki de sorun burada, çok fazla taşınmış olduğum için tedirginim. Okulun ilk günü deyince gerizekalı gibi sınıfa girip yalnız başına oturacağım canlanıyor aklımda. Belki hepsi Leuven'den mezun olduğu için birbirini tanıyor olacak. Öyle olmasa bile herkes birbirine Hoi derken ben Flamanca bilmediğimi açıklamakla uğraşacağım, sonra Türklere karşı bir önyargıları olacak. Bir de öylesine insanlar olmayacaklar, Avrupa Birliği Hukuku'na hakim olacaklar ve işin bir de siyasi bir boyutu olacak. Mutlaka olacak çünkü hepsi AB Hukuku üzerine yüksek lisans yapmayı tercih etmiş insanlar. Bir de iyice dramatikleşirsem Kars'tan sonra taşındığım hiçbir yere adapte olamadım. Hatta dürüst olmak gerekirse gerek Mons'ta gerek Ankara'da gerekse Kocaeli'nde yapayalnız bir insandım. Şimdi yalnız olmadığım tek şehri, İstanbul'u bırakıp geldim buraya. Gerçi bağlarımın çok kuvvetli olmamasının İstanbul'dan bu kadar rahat ayrılmamda payı var. Hiç kopmayacak bağlarım var olmasına var ama onun yanında yığınla kopması çok kolay olan bağlar var. Bojoura'yı çok sevdim. Holiday, Bee Gees kavırıysa Bee Gees dinlemek için bir nedenim var demektir. Bir de kendimi yerebileceğim bir sürü mankafalılığım var. Orientation Day'e gitmeyecek kadar kuulum mesela. Ya da bana yol göstersin diye dıdımızın dıdısının kızıyla konuşmayacak kadar kendini beğenmiş bir insanım. Yardıma ihtiyacım yok - ama aslında var. Komik, ben o sınıfın içine girip oturacak bir yer bulacağım. Kimse şuraya yazdıklarımın aklımın içinde dönüp durduğunu bilmeyecek. En azından bu kadar sallantıda bir özgüveni bana yakıştırmayacaklar, aksine her zamanki gibi mesafeli bir izlenim uyandıracağım. Meali: Bu kadar salak olduğumu bilmeyecekler. Bir de İstanbul'da yakın arkadaşlarla döndürdüğüm son derece eğlenceli olan "Belçikalı herif" muhabbetlerim anında bitti, okul açıldığında da olmayacak. Çünkü çoğunu son derece çekici bulduğumu bilmelerini istemeyeceğim. Ya da Leuven'de okumaktan ne kadar mutlu olduğumu bilmelerini de istemeyeceğim. Bir bakıma aslında çok çabuk adapte olacak ve sistemin içine girmeye ayarlayacağım kendimi. Yani tüm bu güzellikleri normal karşılayacağım. Zamanla gerçekten içine gireceğim. Şarkının sözleriyse benim için daha anlamlı olamazdı. Millions of eyes can see Yet why am I so blind? When the someone else is me It's unkind, it's unkind. | ||
|
|
||