|
07 Eylül 2010, Salı
saat: 20:52
Dün Houseun kaçak izlediğim bölümünde anlarını dakika dakika yazan ama çoğunu yalan yazan bir hastayı görünce, hafiften işkillendim Ama bir yandan da başka şeyler yapmak için, bir şeyden çıkmak gerekir. Bir dönem bitiyor alıştıra alıştıra. Sanki geri sardıkça başka okunan filmler gibi yaşlanmak. Tekerrür tamam ama sinirsel tepkiler farklı. Hayatımda temel olarak şu an en büyük sorunum, son 13 gündür hiç konuşmadığım kadar konuşmuş olmam, dinlemediğim kadar dinlemiş ve hiç sabretmediğim kadar sabretmiş olmam. Bütün bunlara inancım biraz Gülenin modelliğinde, terasından geçen herkesin aynı sınıfta buluşması gibi. Biraz da sustukça neyi sustuğumu merak etmekten, biraz da ihaleden. Sanki bir şey kalmış gibi. Derinler ne olduğunu biliyor, alıştırmanın. Yazmak, artık sanırım, inat olsun diye veya salaklıktan daha dikkate değmeli. Yoksa, bir varilin dibinde yuttuğum petrollerle birlikte patlayacak dünya. Atlasın sırtı ağrıyacak. Belki marsda bile bir ailenin ruh halini etkileyecek.. Burda yazdığım günden itibaren, burda yazdığımdan başka hiç bir şey yaşamamaya ya da sırf yazdığım için ertesi gün mecburen yaşamaya falan çalıştım. Bir sayfayı noktayla bitirmek hoş geldi. Şimdi başka bir şey olmalı hiç yoktan. Burda hesap nasıl kapanıyor bilmiyorum bir de zaten böyle ayrılmak istemiyorum.,Belki dura dura böcekler yer. Belki dura dura değişir. Çüs. | ||
|
|
||