|
08 Eylül 2010, Çarşamba
saat: 18:05
Kalan akıl kırıntılarını sabahtan beri tükettiğim kahveler ile birlikte yutmuş olmalıyım ki, son bir saattir yaptığım herşeye gülüyorum dişlerimin ışıltısına sinsice saklanarak. Bakıp bakıp gülüyorum. Bu manasız ve kirli gülücüğün nasıl böyle yaklaşıp birden bire dudaklarıma konduğunu ben de bilemiyorum. Nedensiz gülmek bu kadar, rahatsız edici aslında. Belki de değil, bilemiyorum. Çökük yüzümün ifade özlemi de olabilir, zira ortada komik herhangi bir şey yok. değerli'ye döndüm, düş artık yüzümden! | ||
|
|
||