|
08 Eylül 2010, Çarşamba
saat: 18:29
beni sına sunağına akıttığım kan kadar yoksa cürmüm sözlerimi al her harfi gördüm geçtim sözün şehrinden yalınayak ve durmadan dağa ne ölümlere büyüdüm ne denizler yuttu kıyımı ne bağ bozumuna üzüm erken ezildim çocukluğuma sabiliğime sayma büyüyen yanlarımı kırışan alnımı tel tel saçlarımı daha vermemişken rüzgara ve pınar başında aynanın şavkı vurmamışken aşka sına ne yürüyüşlere sınandım hevesim kalbime durdu yor sınamana | ||
|
|
||