09 Eylül 2010, Perşembe
saat: 22:27


Bu ara gerçekten ne dediğimi bilmiyorum ben, onu farkettim bu sabah. Bir çok şeyi yanlış ya da eksik biçimlerde algılayıp, hafızamın eğreti eleklerinden dökerek konuşuyorum. Konuşuyormuşum aslında, evet.

Ruhuma iliştirilmiş mayınlar var, patlatamıyorum.
Bedenimde patlamak üzere olan başka şeyler de var ama onları patlatmamam gerek zaten. Patlasınlar istiyorum oysaki kurtulmak için, patlatmanın yolları da var ancak aksiyona gerek yok henüz diyerek geçiştiriyorum.. Yeterince ağrım da var, kabuğum da. Henüz, koparıp koparıp yeniden tazelenişlerini izlemekle meşgulüm.

Fırtına yakın, dalgalar yükselerek yüzüme tükürmeye başladı.
Bir o yana, bir bu yana savrularak çok tehlikeli sularda gezindiğim bir dönemdeyim.
Üşüdüm, korkuyorum.
Ama çok hoşuma gidiyor.

!

istanbul
hosting