13 Eylül 2010, Pazartesi
saat: 20:14


bugün deneme sınavına girdim bakalım aynı yerdemiyiz unuttukmu almancayı diye.
ne bi adım ileri ne bi adım geri.b1den devam edicekmişiz hoch deutsch için sevgili istanbullulaağ

bu ara bu sevgili istanbullulaağ dilime cok takıldı eskiden apachi zamanımızda tv8de dikkat şahan çıkabilirde hayri gülle vardı istanbul büyükşehir belediyesi başkan adayı olarak o derdi.
herneyse kafamıza takılmasın zira hayat zor o kadar sorun varken lan neden bu volkan sevgili istanbullulaağ diyip duruyo malmı bu cocuk diye zamanınız kaybolmasın istedim.

evet her zaman oldugu gibi gene tömere aşık oldum.orası sanki her milletten sadece secilmiş insanların toplandıgı bi ütopya gibi.
bugün ders yok diye hala 10 aydır orda almancaya gönül veren bi arkadasımla beraber eh hadi sınava girdik bikaç saatcikte derse girelim dedim.

eh tabi bunların seviye cleri geçmiş hepsi birer hans ve helga gibi kaba kaba almanca konusmaya baslamıslar bile.
kitap okuyolar felan kitapta emille jesica evliler.emil calısmıs yorgun jessica yemek yapmamıs ona oda yorgunmus
emile çemkirir her gün evde yiyoruz bi aksamda dısarı cıkar bee almanı türkü yok işte erkegin.
cıkarmadımı cıkarmıyo abi pintilik degilmi.pintiligin milliyetimi var.herneyse olay daha fazla globalleşmeden devam ediyorum.

her zaman oldugu gibi erkegin direnişi kadının çenesi karşısında başarısız oluyor ve emil o gece saglam bir hesap ödemek üzere yemege ckıyolar.yiyiyolar içiyolar derken
eve geliyolar bişiyler içiyolar.ve sarhos oluyolar.
arkasındanda ee tabi bu yemek jestine kadında ona seks yaparak karsılık vermek üzere yatak odalarına giriyolar.
ama tabi kitabın yazarı buna birlikte olurlar yazmış
bende her defasında seks yaptılar diye yineledim.
şimdi o sınıfta o kadar kızın abisi babası yokmu.benim kafama yaş odunla vurmazlarmı.onlarda korkardı de balım onlarda korkardı.

neyse dersten cok estetik bi şekilde kalemimi elime aldım ve hadi eywallah pardon siz almanlar nasıl diyorsunuz auf wiederseheeen diyerek önce sınıftan sonra tömer binasından cıktım.tel sokagından cıkıp istiklali çiğnemeye başladım.

kendimi diger insanlardan soyutlamış sanki her köseden biri cıkıp benimle tanısmak isticekmiş kadar ünlü ve güçlü hissettim.

eh hayatımdaki dogru kararlar beni mağrur ve kendimle gurur duymamı az saglamadı tabi.ama ben nasıl olduda böyle büyük sorumluluklar altına girdim anlayamadım.
o istiklal caddesi bitene kadar o kadar cok sey düşündümki.

baktım bu yürümek cok iyi geldi bana meydanda mecidiyeköye kadar hiç bozmadan yürüdüm durdum.insanları seyrettim.
bazısı beni keşfetmiş hayran hayran izlerken bazısı beni muşmula suratlı olarak seyrediyolardı.zevk bu herkes begenicek degil beni ama onların zevklerine sıcıyım oda ayrı bi mevzu

herneyse.
eve gelirken aslıların ordan geçerken aklımdan eskileri özledigim geldi.
her ne kadar ağzı çölün kızıl kumuyla ufalanmış beton götlü bi kovboy olsamda bazen gergedan derimin altındaki taş kalbim sızlamıyor degil dogrusu.
ama hayat bu diyor ve evimden içeri girdigimde mis gibi yemek kokuları içersinde kendimi eşsiz aile saadetinin kollarında buluyorum.

işte bu tam bir günce oldu bence :)


volkan kaçar:*

fizy.com/#s/1lrh28

istanbul
hosting