16 Eylül 2010, Perşembe
saat: 21:39


köprünün altından çok sular akmış, üstümüzden çok tenler geçmişken, bu arada hiç görüşmemişken hala "bizim" diyebilmek de nasıl bir hastalıktır be kardeş?!

ben korkarım böylesinden. normal gelmez bana. o yüzdendir biraz da uzaklaşmam.

dayı olmuş, iyi olmuş. dünyanın en şımarık yeğeni yetişecek demektir. sağlıkla büyüsün.

iyi ki de erkek olmuş, yoksa benim adımı taşıyacaktı. isabet oldu.

bunun dışında bugün m. istanbul'a döndü. kendisine "gitme" temalı ne kadar şarkı varsa hepsini armağan ettiysem de gitti, beni dinlemedi.

m. ise ona bu aralar yeterince mail atmadığımdan şikayetçi. özlesin pezevenk! biliyorum, şımarıyorum, hem de çoook ! çok hoşuma gidiyor beni özlüyor olması, dostluğuma ihtiyaç duyması.

bugün annesiyle konuştum, onu sordu. garip ilişkiler :)

kıssadan hisse yarın iş görüşmem var !

günün şarkısı: tarkan - gitme

saat: 21:46

he, bi de dünden not:
kardeş bana tahmin edemediğim bir hediye almış, onu da geç içindeki yazı yine her zaman olduğu üzere kıskanılası!

belki bi gün yazarlar he?

istanbul
hosting