|
17 Eylül 2010, Cuma
saat: 15:05
Çok özledim, seneler sonra yine aynı tadı alabilir miyim, bilmiyorum. Ya çok iyi geleceğini düşünüyorum ya da daha çok canımı sıkacağını. Ortası bir hali soluyamayacağım kesin. Ya geçmişin tadını çıkaracağım 3 buçuk saat boyunca, ya sorgulamalar sebebiyle ruhumdan kan damlatarak ineceğim trenden. Basit bir farkındalıkla yetinemiyorum. Yaşayarak yüzleşmem gerek tüm hatalarım ve anılarımla. İki hafta veriyorum kendime, gittim gittim. Gitmezsem eğer, zihin sürüngenliğine devam edilecek. Korkuyorum. Ve her korkusuyla sevişmeye meraklı bünyemi de sikeyim emi.. Nasıl bu kadar acımasız olup kendime, bile bile bu kadar kolay çırıl çıplak kalabiliyorum hayatın ve insanların önünde hala anlayamıyorum.. haliyle aciz biri gibi davrandığımı düşünüyorum bazen, tiksinç. çünkü o aciz "ben" olamam. Birbirine bağırıp çağıran parçaları birbirine bağlı tutmaktan başka işe yaramayan, çürümeye yüz tutmuş kaotik bir bedende öylesine yaşamaya mahkum edilmiş bir ruh(?) gibiyim. "Günler arasında, kaldırımsız bir dünyada bir orospu gibi sürtüyorum" ... hassiktir oradan bebeğim. | ||
|
|
||