|
17 Eylül 2010, Cuma
saat: 15:54
Boktan olduğunu söyleyebilirdi. Bütün bu olup bitenlerin ya da olup bitmiş gibi sandıklarımızın… sesini temizlemeden genzinde biriken her şeyle dışarı tükürmek isterdi Yerden aldığı taşı en uzağa attı. En uzak hiç yoktu en uzak en yakın en büyük en mutlu. Taşta yoktu şimdi. Uzak dediğimiz birileri için oraydı. Uzak oradan başlıyordu Şimdi sen nesin benim uzağım mı yoksa uzağın başlangıcı mı... çöplükte sokak köpeğinin didişmesi gibi didişiyordu beyniyle. Beni anlıyor musunuz? Bir fikriniz var mı bana dair. Yokluğum neyin yokluğu olduğu için üzer sizi. Üzülmeyi bırak yaşamaya bak gülmekle başlayan uzağa fırlama seansı mıdır. Hiçbir fikriniz yokken bile yüzüme bakmaya nasıl katlanıyorsunuz. Aslında sizden iğreniyorum. Bedeninizi çürütmek için durmadan öpebilirim. Daha neler geçiyor içimden bilmiyorsunuz. En aşağılık olmak isteğimde bile heykelimi diksinler egosu var. Bana dair daha çok şey sayıp dökebilirim. Sigara içmem mesela. Korkağım çünkü. Dondurma yerken dişlerim yüzümü çirkinleştirir. Gerisi sizi zaten ilgilendirmez bunu siz de bilmiyorsunuz ben de. Ama olsun. Mahalleden her geçtiğimde evimin orda olup olmadığını köşedeki bakkala sormak istiyorum. Salak demesinden korkmasam daha neler sorarım.mesela Karısının göğüsleri Trabzon ekmeğinin hamuru kadar kocaman olmasına rağmen onunla sevişirken heyecanlanıyor mudur?. Her marketten çıktığınızda mahalle bakkalınızı aldattığınızı düşünüp içiniz acıyor mu sizin de. Kendime ayıracak zamanımın olmadığını söylesem size bana ayırdığınız zamanlarda beni bana ayırır mısınız. Lütfen çekip gitseniz. Kapansa perde… akşam değil gök açık bulutsuzluk özlemini hiç dinlemedim. Ama radyoyu her açtığımda yağmur yağsa… aslında yalnızım hepsi bu Boktandı nasılsa | ||
|
|
||