|
17 Eylül 2010, Cuma
saat: 16:51
mutluluk insanın burnunun ucundadır,yirmi yedi yıl yaşadım,yirmiyedi yüzyıldır,burnunun ucunu gören kimseye rastlamadım.zamanla yoruluyor insan yıkanmak istiyor,yıkanıp arınmak kirinden pasından.bir yumrukta patlatmak yüzünde üçüncü bir göz gibi büyüyen kini.merhabalar defolun hoşçakallar cehenneme.mektupları yırtmak telgrafları yakmak,çekmek telefonların fişini.yani kırık kalem kat'i hüküm celladın yağlaması kendi ipini.artık sende biliyorsun,en beyazımız en kirli siyah,en masumumuz en büyük cellat.ne şeytan ne allah ne su ne sabun yaşamamak en büyük günah.uzun yaşayacaksın diyorlar kahve fincanlarına bakıp,hasiktirin diyorum.benki cami duvarına işeyen it.hesabettim biliyorum.ya bugün ya yarın.gelmediysede gelmek üzere vakit.ve ben bir kızım olsun istiyorum,annesine benzesin.kaşı ile gözü ile mahzun,yüzü kırılgan nazı ile bir kız.adı gazale,dünyayla aramdaki tel.beni bana bağlayan ümit. | ||
|
|
||