17 Eylül 2010, Cuma
saat: 23:12


birşeyler hazırlanıyor arka planda.
ciddiye alamıyorum hayatımın bu kadar düzene girmesini, bir piçlik arıyorum arkasında.
tam , herşeye en kendimi bıraktığım anda vuracak hayat ya da tanrı bana tokadını.
bu resmen bi hazırlık, çok komplike bi tuzağa düşürme çalışması.
holivud filmlerindeki "luzır" çocuğa oynanan oyun gibi kademeli.
hissediyorum.
tum vucudumu etkiliyor sadece beraber yaptıklarımızın hayali bile.
çok belirsiz yarınım bile.
para...
para mutlu etmez belki, ama mutlu olabileceğimiz şeylere yol açar. artık eminim bundan.
materyallerin en ruhani durumuma ket vurması acı veriyor.
cesaret gerekiyor bir de. her türlü manipüleyi harika yapan ben, ona yapmıyorum bunu bazı konularda. beni gerçekten istiyorsa, o cesaret zaten gelir. haksız mıyım?
inceden sarhoşum, klasik ergen lafı gibi olacak ama, o alkolden kanımın arınmadığı günlere dönesim yok.
o lüksüm ve rahatlığım yok.
ama kısmet bakalım.
benim dinim bile nasipizm.


chris de burgh- when i think of you

istanbul
hosting