18 Eylül 2010, Cumartesi
saat: 18:15


Ne yazsam?





Babamın İstanbul dışında bir ev tutup oraya yerleştiğini,

Kaydımı aldırmak için okula gidip çıkış kağıtlarımı imzalayacak bir tane bile hoca bulamadığımı,

Beklediğim gibi geçmeyip hafif hayal kırıklığı yaşasam da Bob Dylan'ı canlı canlı dinleme/izleme şansını yakaladığımı,

Beni rahatsız eden davranışılarından dolayı en yakın arkadaşlarımdan birini kendimden uzaklaştırmaya çabaladığımı,

Ani bir kararla 6 yıllık saçlarımı pat diye kestirdiğimi ve bu sayede hayatımdaki ağırlıkların sonuncusundan da kurtulmuş olduğumu,

Kimsenin dilinden düşüremediği, hala üzerine tartışmaların döndüğü referandum sonuçlarını,

Veya aklıma gelmeyen diğer şeyleri...





Hangi birini anlatayım?

Günceme son yazışımdan bu yana geçen 7 ay boyunca olup biten şeylerin hangisinden uzun uzun bahsedeyim?





Aslında hiçbir nedeni keyfimin gayet yerinde olduğundan,

Keyfimin gayet yerinde olmasına rağmen, "fazla doğuya gidersen batıya ulaşırsın" misali bazı bazı boşluğa düşecekmişim hissetmemden,

Bazı bazı kendimi boşluğa düşecekmişim gibi hissetsem de çok geçmeden kendimi toparlamayı bilmemden...





Havadan sudan da bahsedebilirim.





Burada havaların iyiden iyiye serinlemeye başladığından mesela,

Hava karardıktan sonra deniz kenarına inmek için artık hırka vs giymeniz gerektiğinden,

Buna karşın denizin hala -görece- sıcak olmasından,

Mesela, İstanbul'a döndüğümde kışın çoktan gelmiş olacağından,

Belki İstanbul'a dönmeme birkaç gün kala buraya da kışın gelebileceğinden...





Çok şey var anlatacak.

Ama anlatıp da canınızı sıkmak istemem.

Gerçi can sıkıcı şeyler değiller. Ama yapacak daha önemli işleriniz falan vardır, sizi onlardan alı koymak istemem.

istanbul
hosting