19 Eylül 2010, Pazar
saat: 16:05


Dinle, Küçük Adam, şimdi sana birkaç ciddi ve
önemli kehanette bulunacağım:

Bütün dünyanın yönetimini eline geçirmektesin ve bu yüzden korkudan tir tir titremektesin.
Çünkü önümüzdeki yüzyıllar boyunca dostlarını öldürecek, bütün halkların, proleterlerin ve tüm ülkelerin Führerlerini, efendilerin olarak selâmlayacaksın.
Her geçen gün, her geçen hafta, her geçen onyıl, bir efendiyi bırakıp, öteki efendiyi göklere çıkaracaksın; bu arada kendi bebelerinin yakarılarını, delikanlılarının perişanlığını, kadın ve erkeklerinin özlemlerini işit meyeceksin, ya da işitsen bile, kentsoylu bireyciliği deyip geçeceksin. Yüzyıllar boyunca, yaşamın korunması gereken durumlarda kan dökeceksin ve özgürlüğü, cellatların yardımıyla sağlayacağına inanacaksın; böylece kendini tekrar tekrar aynı bataklığın içinde bulacaksın.
Yüzyıllar boyunca, kendilerini bir şey sanan lâf ebelerinin dediklerini yapacaksın ve YAŞAM, SENİN YAŞAMIN seni çağırdığında sağır kesilecek, duymayacaksın.
Çünkü yaşamdan korkuyorsun, Küçük Adam, çok korkuyorsun. Yaşamı öldüreceksin, bunu yaparken de, bilmem ne uğruna, ya da devlet, ulusal onur uğruna, ya da Tanrının büyüklüğü uğruna yaptığına inanacaksın.
Bilmediğin ve de bilmek istemediğin tek bir şey var:

Kendi zavallılığını saatten saate, günden güne yaratmakta olan kendinsin; çocuklarını anlamıyorsun, yürekliliklerinin,
özgüvenlerinin,istemlerinin gelişmesine fırsat vermeden öldürüyorsun onları, köreltiyorsun; sevgiyi çalıyorsun; hırslısın, başkalarına üstün olmak, onları yönetmek, güçlü olmak için can atıyorsun, iktidar delisisin sen; efendi olabilmek için kapında köpek besliyorsun. İşte bütün bunları bilmiyorsun sen Küçük Adam.

Yüzyıllar boyunca yolunu sapıtacaksın, sonunda sen ve senin gibiler, genel bir toplumsal sefalet sonucu kitle halinde öleceksiniz, sonunda, ilk kez kendi içine baktığında, varlığının korkunçluğu ve çirkinliği, ince, zayıf bir kıvılcım halinde belirecek. Bu senin içinde yanan ilk kıvılcım olacak. Sonra, yavaş yavaş giderek ve karanlıkta el yordamıyla yolunu bulan biri gibi, dostunu yaşamın sevgi, çalışma ve bilgi üzerine kurulduğuna inanan adamı aramayı öğreneceksin, onu anlamayı ye ona saygı duymayı öğreneceksin. Bundan sonra yaşamın için kitaplığın boks maçından daha önemli olduğunu anlamaya başlayacaksın; ormanda düşüne düşüne yürümenin, sokaklarda tören yürüyüşü yapmaktan daha önemli olduğunu, iyileştirmenin öldürmekten, sağlıklı bir özgüvenin ulusal bilinçten daha önemli olduğunu, Ve alçakgönüllülüğün, birtakım boş naralardan daha iyi olduğunu anlamaya başlayacaksın.

Wilhelm Reich, 1954



istanbul
hosting