19 Eylül 2010, Pazar
saat: 16:32


çok sıkıntılıyım.
döne döne uyuyorum yatakta, yine çektim o güneş ışığını " you shall not pass" diye bağırarak geri yansıtan perdelerimi.
biraz geç olsa da, kara kuleyi okuyorum, bu kadar hikaye okudum, kimseye jake e üzüldüğüm kadar üzülmedim. ilerleyen kitaplarda görünür belki yine...
"başka hayatlar da var" repliği kazındı aklıma. reenkarnasyon saçma gelirken, paralel evren fikri hepimizin iştahını kabartmaz mı? istediklerimize sahip olduğumuz alternatif bir hayat fikri, sefil ruhumuzun başka gerçekliklerde huzurla dolduğu hayali.
evet.
hayal...
çok kavga ederiz, çok bağırırız birbirimize. ama , en sıkıntılı zamanımda sesini duymak huzur verir annemin. yine onu aradım bu saçmalıklar silsilesi içinde. tamamen dağılmış olduğumu farkettirmedim, ama O , bir anne. neyin var dedi 2 3 kere, klasik yalan olan "biraz grip olmuşum" u kullandım.
depresyon ve yüzleştiklerim ağır geliyordu anne, biliyorsun bunu aslında, sadece öyle içine kapanık bir çocuktum ki, bilmiyorsun nasıl alacağını ağzımdan bunları.
içime kapanıktım ben. mutlu ya da mutsuz hiçbir çocukluk anısı olmayan, anılarını canı yanmasın diye beyninden silen biri oldum sonrasında da.
acıyor. kaybettiklerim, olmayanlar, asla elde edemeyeceklerim.
hani çok güçlüydüm? neden bi karar verip arkasından yollayamıyorum yıllardır savaşmaktan artık bitap düşmüş ordularımı?
kim olduğumu bile bilmiyorum.
dün istediklerim çok yabancı geliyor, yanlışlar doğruya dönüyor, uğruna kuleler inşa ettiğim "değerlerim" katapult mermileriyle sarsılıyorlar.
kötü durumdayım.
kötü.


pain of salvation - undertow ( dinlediğim, bildiğim, beni böyle rahatlatan en güzel şarkı )

istanbul
hosting