|
21 Eylül 2010, Salı
saat: 20:14
Boşluk o kadar mükemmeldi ki kendimi onun bir parçası hissettim.kendime önce yıllardır açmaya kıyamadıgım şarabı açtım. nedense elim ona hiç gitmemişti. yıllar sonra eve bi kız atmanın cocuksu bi coskusu vardı içimde.benim şarapla bu kadar içli dşlı abuk sabuk bağ kurmam hosuna gitmişti.kıcıyla gülüyodu bana.bilirsin günce yada bilmiyosan şöyle söyliyim ;Kıçıyla gülenlere ossurunca çok yaşa denir. herneyse açtık şarabı içiyoruz eh tabi kaliteli olunca çarpmasıda kaliteli oluyo.bu hatunda hemen su koyverdi yalnız.herneyse bizim ev öyle dubleks dag evlerine benzemez öyle ayı postumuzda yoktur söminemizde.romantizm yapamayız yani. yada kişiye göre degişir romantizm iki mum yakıp yere gül yaprakları serpiştirdinmi hatun sana ne şöminenin nede ayı postunun çemkirmesini yapar. kadınlar biliyosun garip yaratıklar,onlar herseyi istedikleri gibi anlayabilen,genelde erkegin başeti kısmını protein olarak kullanan tatlı,nefretlik ama olmazsa olmaz ırk benim için. hakikaten kadınlar olmasa sanırım bende olmazdım yani bunu tartısmanın bi anlamı yok dimi. zaten en büyük hayranlıgım o yuzdendir.yaratmak allaha mahsus bişey elbet ama kadınların bu görevde aracı olmaları gözümde her zaman onların bi sanatcı olduklarını degiştirmez. herneyse konu nerden nereye geldi dur bi ya! mesela bi kadın ayna ayna söyle bana varmı daha güzeli benden başka diye ssorar aynadan ses gelmez tabi sonra kadın gördünmü bak yokmuş der. işte berilde bunlardan biriydi.şarabımızı içtik,eh göz temasıda saglanınca önce dudaklar sonrada bedenin geri kalan kısmı. öf anne ya öf ya beni cagrıyo diye cıldırdı. o kadar sarap içtik gül döktük yollarına annesi çomak soktu iyimi. peeeh bende şans olsa zaten. volkan kaçar:* | ||
|
|
||