|
23 Eylül 2010, Perşembe
saat: 15:53
Boyumca dikenli ot ve ağaçların bittiği bir yamacı, yaşam gibi yüzümü tokatlamaktan müthiş zevk alan mevcut şiddette rüzgara inat simsiyah saçlarımın her bir telini kılıçmışcasına savura savura, otlara acı içinde sürtüne sürtüne tırmanarak tepeye ulaşmak (hatta bir uçurum kenarı da olabilir, itmeye cürret edemez nasıl olsa) ve son nefesime kadar etten kafesimde birikmiş tüm çığlıkları birer kuş gibi serbest bırakmak istiyorum.. varlığımdan ağır acıyı boşaltmanın yarattığı orgazm sarsıntısıyla gelen huzur yeter bana. tüm bunlar olurken, "i'd never hurt you!" diye kalp atışlarıma senkronize olup gümbür gümbür inlemeli her yer bu şarkıyla.. midem ağlıyor yine kahve ve sigaranın gereksiz yükünden, çarpıntılar durmak bilmez artık. | ||
|
|
||