25 Eylül 2010, Cumartesi
saat: 10:57


Ben seni tenha bir sokakta tek başına yürürken farketmedim, kalabalık bir caddede onlarca kadın arasından gördüm ışığını. Farkındalığın fevkaladeliğini de senin sayende öğrendim. Sen göstermedin bana kendini, ben gördüm! Tamamen benden kaynaklıydı bu sevgi. Sağlam ve temiz bir kimyamız vardı bizim herkesin hayalinde olduğu gibi. Acaba ne zaman bozulacak bu büyü diye bekledim en etkileyici aşk filmlerindeki kırılma anını beklemek gibi. Abartının sahnelendiği filmlerde bile hep bir kopma varken senle ben bir türlü kopamadık. Ama herşeyi ayıracak bir kopma vardı. Ölüm! İşte inancımızı sağlam tutan da ölümden sonra da birlikte olacağımızdı. Sevgimizin kaynağından gelen en derin inançtı ölümün bizi daha da birleştireceği. Belki imkansız bir inanç diyeceklerdi buna ama inanmanın en inandırıcı olanıdır imkansıza olan inanç. Bizim için tek ayrılık ise, ölümsüzlüğe giden ölüm yolculuğunda tek başına kalmak olacaktı ve sen beni tek bırakmayı tercih ettin. Bu tercih senindi ama ben en saygısız olmayı göze alarak tercihine saygı duymayacağım. Senin beni bıraktığın gibi seni bırakmayacağım. Çünkü terkedilmenin acısını bilseydin beni bırakmazdın!

istanbul
hosting