|
27 Eylül 2010, Pazartesi
saat: 12:04
bir ezginin altında yatan şey dildir. gerçekten. yaşanan coğrafyanın kişi ile konuşmak için kullandığı sözcüklerdir dil de. en basitinden müziği seven insanların, kendi ülkeleri içerisinde konuşulan dillere saygısızlık etmesi çok anlamsız geliyor bana. bir kedi ile bile iletişim kurarken, size 'miyav' demesi size birşeyler anlattığını gösterir ve bir sevgi akışı hissedersiniz çoğu zaman. ama benim anlamadığım hayvanlara bile bu kadar anlayışla yaklaşan insanların, oturup kürtçeye ermeniceye rumcaya 'it' dili gibi davranması inanılmaz saçma geliyor bana. ya hu, sen içerken yerken o dilin etkisi ile yazılmış müzikleri dinliyor, o müzikleri bizim diye sahipleniyorken nasıl oluyor da, bu dilleri içimizden bizden özümüzden diye kabul edemezsin anlamıyorum. 1. sınıfta ben çok iyi hatırlarım Türkiye farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir mozaiktir cümlesini mıh gibi aklımıza kazıdılar da, bunu bilen insanlar neden bu kültürlere saygı göstermediler. anadolu diyorsun, köprü diyorsun, mozaik diyorsun sonra da utanmadan insanların karşısına geçip sizin dilinize sıçayım diyorsun. merak ediyorum acaba adamın biri çıkıp Türkçenize sıçayım deseydi ne hissederdin? bana denildiğinde kudurmuştum zira bu ülkenin bir vatandaşı olarak, türkiyeli olarak hem yaşanmışlıklarıma hem de anılarıma küfür olarak ele almıştım. dil, toplumsal hafıza, yaşanmışlıklar, anılar, hikayeler, yazılardır. tarih ve kültürdür ve geleceği oluşturan öğedir. üniversitelerde Kürtçe bölümü açılıyor diye böğrünü bağrını yırtan insanlara soruyorum, o zaman neden Urduca okutuluyor, örneğin. neden yunanca neden ingilizce? Kürtçe öğretilmesinde, kürt kültürü ile ilgili kültür evleri açılmasında yanlışlık yok. yanlışlık, türkiye yalnızca kürtler ve türklerden oluşuyormuşcasına davranıp bu ülke insanını kürtlük türklük diye ikiye ayırmaktır. hele hele sosyalizm yandaşı gözüküp etnik milliyetçilik ile nasyonal sosyalizmi karıştırmak yanlıştır. bu ülke insanı türkiyelidir. istediği gibi konuşur istediği gibi yaşar. anlıyorum temelde anlaşmak için ortak bir dil bilinmek zorunda olabilir ama insanları da öğrenmek konuşmak istedikleri diller açısından serbest bırakmak gerekir. laz lazca, ermeni ermenicei rum rumca konuşabilmelidir ve ben eğer istersem bu dilleri öğrenme hakkı bana tanınmalıdır. türk türkçe öğrenebilir ama türkiyede türkçe konuşan herkesin türk olmadığı kişilere dikte edilmeli, bu ülke vatandaşına türkiyeli denmelidir. zira MHP yeterince Türk kelimesinin köküne kibrit suyu döküp, türkiye vatandaşına Türk deniri orta asyadan çıktım geldim özüm alparslan metehan vb ye çevirdiği için daha fazla Türk kelimesinin altında şu şu şu yatar bu Türkçülük anlamına gelmez düşüncemde ısrarcı olamayacağım | ||
|
|
||