27 Eylül 2010, Pazartesi
saat: 19:20


hayvanın teki direksiyon başında uyuklayıp kırmızıda geçince paşa paşa sola dönen babama geçirivermiş sağ kapıdan !

akşam babam bi baktık d. abi'nin arabasından iniyor. sabahki tişörtü yerine başka bir gömlek var üzerinde. bugün ne zaman arasak "işim var" dedi bize.

meğer sabahtan beri haşat olmuş gözbebeği arabasıyla uğraşıyormuş. en az 15 günlük işi varmış arabanın. "söylesem aklınız bende kalırdı." dedi. kalırdı, hatta yanına gitmeye kalkardık kesin !

bu çarpan pezevenk aynı zamanda otobüs şoförü. uykusuz olduğu için bize çarpıyor ve bu gece sefere gidecek aynı uykusuz haliyle !

kimse kusuruma bakmasın ama firma adı vermekten kesinlikle çekinmiyorum: pamukkale !!!

yerinizde olsam bir daha kullanmazdım. tüm bodrum yolculuklarıma onunla gitmiş olsam da hele hele uzun yolda bir daha binmem o otobüslere. bir de wanda'yı bindiriyordum neredeyse.

olayın nasıl kader-kısmet tarafı ise bambaşka:

bu sabah o herifin çarptığı kısımda ben oturuyor olacaktım aslında. bugün izmir'e inecektim ama sürekli şikayet ettiğim ama bundan sonra gıkımı çıkarmayacağım regl sancım yüzünden vazgeçmiştim. hormonlarım sayesinde kurtuldum kısacası. yoksa şu an yüzüm gözüm cam kırığıyla dolu olacaktı.

ayrıca ford'a da teşekkürü bir borç bilirim. bu başımıza gelen ikinci büyük kaza ve ikisinde de aracın sağlamlığı sayesinde aileme hiçbir şey olmadı. bu da ayrıca biline.

hayatın ne kadar anlık olduğunu bir kez daha anladım. allah hepimizi korusun.



istanbul
hosting