|
28 Eylül 2010, Salı
saat: 00:34
Selam gğncem seni ihmal etmek istemiyorum, bundan sonra eğlenceli, sıkıntılı hertürlü günüm sendedir :) Neyse güncem ben özet geçim en azından varlığından haberimiz olsun. Cuma günü Şeyda, Uğur, Okan ben Çeşmealtındaydık. İlk önce balıklarımız yedik, sonra akşam pazarı, daha sonra dondurma sefası, daha sonra okeyde rekor kırma, daha sonra Güvendik Tepesi, daha sonra ve sonunda yeşil vw minibüste uyku vakti. Eresi günde boyoz yumurta ve Gelin Kaya'da deniz sefası ve Şeydacımla olan kısmın sonu :) Cumartesi günü ise ajanstan Baran, Tolga ve Yamur'la Çeşme sefası yaptık. Uzun süren pansiyon arayoşondan sonra gayet uygn fiyata bulunan bir pansiyon sonunda rahatlama. İğrenç kuşbaşı kaşarlıdan sonra, süper çeşme marina gezisi sevgili arkadaşlarımın 70'lik votkayı affetmeden tüketmeleri ve benim uyumam, 1 bira ve cips alıp eşlik etmem, göbek atmak için aranan ama zar zor bulunan bar, bomboş barda çılgın gibi dans etme (mini pembe eteğim ve pembe spor ayakkabılarımla), herkesin kafasının güzel olması ve o kadar içmeme rağmen kafacığımın aynı olması, Çeşme Marina'yı işgal etme sabahın 5'inde, ilk kurban olarak denize atlamam, ardımdan boxerlı Baran'ın gelmesi,biz yüzerken yoldan geçenlerin Tolga'nın boxerla fotoğrafını çekmesi, Baran'ı iskeleye çıkarma ve Tolga'yı denize atma, iskeleden çıkarken yarılan ayağım ve totom, Baran'ın diz kapaklarının neredeyse parçalanması ve pantolonundaki kanları kum demesi :), Tolga'nın marinanın ortasında boxerını çıkarıp eşofmanını giymesi (kesinlikle arkama dönmedim) haberdar olmadığımız kapıdan rahat rahat çıkmamız, Tolga'nın boxerının yere düşmesi, benim iğrenerek almamam fakat salağın unutması, Baran'ın olmayan havlunun varlığını iddia etmesi, Tolga'nın içinde olmayan boxerının içinde olduğunu iddia etmesi ve bakınca olmadığını anlaması, pansiyona gidiş, Tolga ile yürüyüş kararı, bayağ bi gittikten sonra mükemmel kuytu bir beach bulma, ve orada sızma, güneşin ışığıyla uyanma ve donduğumuzu fark etme, neden bu kadar uzun bu yol diye ağlanma ve pansiyona gidip Yağmurun sıcacık yatakta uykuya dalma ve ertesi gün 3 saat boş otobüs bekleme ve garajda sızma, görevlinin uykunuzu alabildiniz mi sorusu ve eve varma. Öle işte günce hala totom ve ayağım acıyo ama değdi. Arada yapmak gerek :) | ||
|
|
||