28 Eylül 2010, Salı
saat: 03:15


Aklı başında bir adamın bahsini etmekten haz duyacağı konunun ne olduğunu bilir misiniz?
Cevap, kişinin ta kendisidir.
O halde, ben de kendimden bahsedeceğim.
Sevgili okuyucularım, sizin dinlemek isteyip istemediğinizi bilmem ama, şimdi size niçin bir böcek bile olamadığımı anlatmak istiyorum. Size, şunu tüm içtenliğim ve ciddiyetimle söyleyeyim ki, çoğu zaman böcek olmayı çok istedim. Ama ne yazık ki, buna bile layık olamadım. Sevgili okuyucularım, yemin ederim, her şeyin tam anlamıyla farkında olmak bir hastalıktır; hem de tümüyle gerçek bir hastalık.

gece gece aklıma nereden geldi bilmiyorum bütün bunlar.üstüste kurulmuş,baskıda bir sayfanın sonunda ve birazı da öbür sayfanın başında kalmış bu ölümsüz cümleler nereden aklıma geldi gece gece.soru sormuyorum.olric mi desem turgut gibi.yahut sewgili okuyucu diyerek homurdanırım kendi kendime.ne dediğim önemli değil gerçekten.neler dedim bugüne kadar.neler neler.sözlerini bile anlamadığım bir şarkıyı defalarca dinliyorum.bundan önce söylediklerim de en fazla bu kadar anlamlıdır.
hayır hayır.o kadar bile değildir.çünkü bazı yerlerini anlıyorum.iyi geceler diyor çöpçülere.bir yere gidiyor olmalı.belki bir yerden geliyordur.yoksa neden çöpçülere iyi geceler diliyor bu adam.ewet ne diyordum.tam da bu işte.ne diyordum bugüne kadar?neler yaptım?utanç duymak için çok geç sanırım.duymuyorum da zaten.şimdi aynı adamın daha fazla anlayabildiğim bir şarkısı çalmaya başladı.saatlerce dinleyebilirim anlamadığım bu şarkıları.neden ama nasıl olabiliyor bu?anlam önemli değil mi?
ne çok ahkam keserim ben oysa.şimdi neden hiçbiri gelmiyor aklıma.o an güzel geldiği için mi söylemişim hepsini?
peh.çok zekice.ingilizcemin zayıf olmasıyla bundan önce kestiğim ahkamların aklamasını yapabilir miyim?sanmıyorum.wazgeçmeliyim.en başta ne demiştim ben?ben değil.o adam demiş.sadece o kadarı için bile her şeye değer gibi geliyor şu an.doğru mu?hayır!sadece gece gece romantik duygulara kapıldım.gaza geldim.kendime yeminler ediyorum yine.saatlerce okuyacağım diyorum.daha çok yazacağım diyorum.bıkmadan usanmadan deneyeceğim.vücudum zihnim iradem hepsi birbirinden güçlü olucak diyorum.eceğim acağım diye bitiriyorum fiillerimin sonunu.hala virgül koyamıyorum ama ardarda sıralanan öznelerin arasına.
nasıl çelişkiler yaşıyorum söyleyeyim mi?neden bu kadar deneyecekmişim ki bok mu var diyorum bir yandan.bir yandan deli gibi tutunmak istiyorum hayata.acıtcak kadar sıkı sarılmak hatta şiirdeki gibi tırnaklarımı geçirip toprağa doğrulmak...
ama neden diye soruyorum kendime.neden diyorum ey ölümlü.alem-i cihan olsan kaç yazar!okulunu,ilk hikayeni bitirsen,sigarayı bıraksan,tıkanmadan 10km koşsan ne olur diyorum?sevdiğin kadın için mi?hikayen yüzyılın başyapıtı seçilse ne olur?belki birkaç yıl daha fazla yaşamak belki baban gibi akciğer kanserinden ölmemek için bırakırsın sigarayı.ya sonra?ya diğerleri?eskisi kadar içecek misin koçum bir daha.söyleyebiliyor musun bnu bana?içemicem sanırım.içemeyecek misin,içmeyecek misin?bilmiyorum.
24yaşındasın.hiçbir şey yapmadın.para kazanmadın.araba sürmedin.kaza yapmadın böylece.lise mezunusun henüz.yıllardır ben yazar olucam dedin.ne bok yedin?sonra bir gece oturacaksın,aklına dank edecek her nasılsa,çok çalışacam da dersleri sikertecem de çok okuyacam da çok yazacam diyeceksin.biz de inanacağız öyle mi?
gaza geleceksin de diyeceksin ki kendi kendine bu sene tüm dostoyevskileri bitireceğim.öyle mi?gerçekten inandın mı söylediklerine?
bütün bunlar yetmiyormuş gibi ileride yeaaa zaten emin değildim deyip kendini aklamak için hayat buna değer mi,ölümlü dünya geyikleri yapacaksın.kime kurnazsın anlamıyorum.sen mi çok salaksın ben mi anlamadım diyordu filmde adam.
geleceğine baktın ne gördün?bir kadın bir ölüm.başka bir bok göremiyorsun değil mi?
geçmişime de demin baktım.biliyor musun durmadan konuşurdum tek bir cümleyi bile hatırlayamadım.üstelik tom waits şarkılarını buna alet etmeye kalktım.
diferansiyel denklem çalışırken konuları öğrenmeye çalışmıyorum.demek ki ben diferansiyel denklem çalışmıyorum.ne yapıyorum peki?çıkmış soruları ayıklıyorum.cewaplarını seçizliyorum.deftere güzelce yazıp ezber yapmak için istifliyorum.
gaza gelince ne oldu?yarın hepsini çalışacağım diye yeminler ettim.yarın çalışsam ne olur?başarı mı?
takıldım kaldım işte.olric desem olric değil.kinyas desem o da kalmadı.cevap veriyorum:eskisi kadar da içmeyeceğim.iki nokta üstüste koydum.bu da bence başarı sayılmalı.yazıyorlar.okuyorum.kitabı çıkmış yazarlar değil ama mesela bunu okuyan yazıyor.noktalama işaretlerini öyle güzel koyuyor ki şaşıyorum.tam da anlatmak istediği şey için orda olan işaretler.bunu yapabildiği için dahi falan olmalı diyorum içimden.sonra dahi anlamında vesairelerle ilgili yapılan edebiyatlar geliyor aklıma.mesela bazen ben de noktalama işaret kullanıyorum ve çok büyük bir şeymiş gibi hissettiriyor.kitabı basılan yazarları saymıyorum çünkü onların editörleri var.düzeltiyorlar onlar.benim de var aslında.

dur dur.nereye gidiyor yazı bilemedim.benim gibilerin günlük tutmaya neden ihtiyacı olduğunu kanıtlayan bir durum.bazen geliyor işte akıyor akıyor düşünceler.bir çaba içinde oluyor insan fakat kendi bile bilmiyor amacını.sonra yazmak geliyor içinden.ne diyordu şair bilmem ne diyordu hatırlayamadım.sanırım sewmek geliyor bir daha gitmiyor diyordu.

kitabın girişini de en sonda yazayım ayça'm(bak söyledim adını):

Ben, hasta bir adamım... İçi öfkeyle dolu, çekilmez bir adamım ben.

istanbul
hosting