|
28 Eylül 2010, Salı
saat: 09:03
bak ne zaman giriyorum buraya: yalnız kalınca. birliktelik yalnızlığımı mı yoksa bireyliğimi mi alıp götürüyordu benden? Matthew'la olan değil, Can ile olan. Can ile olan, Can'ın kısmen hastalıklı, tamamiyle Türk erkekliğini reddedemeyen bir kadınlığın bir araya gelmesiydi belli ki. Çabalarım görülmedi. Onun gözünde işe yaramayacaktı, belki gerçekten haklıydı. Ben bu ilişkiyi mahkumiyet olarak gördüm. Onun elini bırakmak değil, yaşamımı geride bırakmak gibiydi. Çabalarımı gördü, ve böyle cezalandırılmamın haksızlık olduğunu söyledi. Peki bir ilişkinin ardından niçin koşulur? O doğru, sana uygun bir ilişki olduğu, karşındaki adeta ruh ikizin olduğu için. O ilişki değerli olduğu için. Bu ilişki değerli mi? Kim kime ne hissediyor, kalpler ne uğruna kırılıyor, fedakarlıklar ne için ve ne uğruna yapılıyor? Bu dengelerin yanlış olduğu bir ilişki. Yaratıcılığımı, kariyerimi, üretkenliğimi ve hayallerimi 1 yıllık bir sekteye uğrattı Can. Bunu bilinçli yapmadı elbet, ilişkideki mevcudiyeti bununla sonuçlandı. Sonuçta, yanlış bir ilişkiydi, kabul. Ama ben yanlışın hep doğruya yöneltilebileceğine inandım. Yine kabul, bunları kabullenmek bana kolay gelmiyor. Ama sonuçta canım, gerçekleri neyle sıvayabilirsin ki? Onun tenine olan düşkünlüğün mü, seni sahiplenmesini sevişin mi? | ||
|
|
||