29 Eylül 2010, Çarşamba
saat: 14:15


Kelimelere karşı kayıtsız kaldığımı hissetmeye başladım artık. Artık hareketler görmek istiyorum, kendimde de, insanlardanda.

Kendi hayatımı sezon sezon düşünmeye başladım tuhaf bir biçimde. 1. Sezon, 2. Sezon, 3. Sezon falan falan..

Bir şarkı dinliyorum günlerdir, ama adını bilmiyorum. Ögrenemiyorum da. -.- Bir videoda duydum çünkü, videoyu çevirip çevirip duruyorum sürekli:)

Okul başladı. Hiç birşey değişmemiş. Ama ben değiştim. Bunu görebiliyorum çok açık bir şekilde.

Geçen gün bi akrabamın kan kanseri oldugunu ögrendim. Şuanda mı? Şuanda iyiyim ben, o da iyi olucak "umuyorum ki".

Özlediğim tek bir şey var.. İçimden söküp atmak adına, yapmadığım hiç birşey kalmadı. Kustum, belki kusarsam içimden sökülüp gider diye. O kadar şey yaşadım, hiç bir şey daha önce bu kadar canımı yakmamıştı. Bu kadar içimi burkmamış, bu kadar acıtmamıştı. Bazen canım o kadar yanıyor ki; acıdan midem bulanıyo. Düşündükçe gözlerim doluyo. Ona ait vücudumdaki izleri gördükçe içime döküyorum sanki o yaşları, ama şuanda oldugu gibi taşıyolar içimden resmen! Tutamıyorum artık daha fazla. Güçlüyüm aslında biliyorum, ama mantıgımı kullanamıyorum. Hiç yapmicağım, asla yapmam dediğim şeyler yapıyorum.. Çünkü, benliğime ait çok büyük bi parçayı kaybetmişim gibi hissediyorum..

Anlatamıyorum..

Aslında. Can Yücel anlatabiliyo sanırım beni.

Belki de artık "o", "o" değildir artık. Ne o dövmeye değiyodur, ne göz yaşlarıma.

Ama herşeye ragmen..

..

saat: 14:19

(Bir arkadaşımın güncesinden alıntı)

"Sevmiş miydi seni?"

evet, sevmişti beni..

Çok sevmişti beni..

istanbul
hosting