|
30 Eylül 2010, Cuma
saat: 23:59
ALENİYET Hayat o kadar basit ki, her zaman her yerde iki ile ikiyi topladığında dördü buluyorsun. Bir keresinde kaşa gitmiştik.Hayatımda ilk defa gidip çok da sevmemiştim.Mayıs olduğundan belki sezon açılmamıştı.Belki hep öyleydi.Yanımda da beni aslında hiç sevmeyen belki de azıcık arkadaşlığımı isteyen biri vardı.Yolda durmuştum gece denizi izlemenin belki de en güzel olduğu bir yerde. Manzara, askerlik sonrası rahatlık ve belki de birazdan hoşlandığın kızı öperken damarlarında dolaşacak adrenalin,seratonin.. Şimdi hoşlanmadığın o kıza bakarsın hoşlantı ötesi. Uykum geldi gidelim mi sözcüğü belki de bilerek-istenerek söylenmiştir o an'a dair. Gidersiniz hevesin kursağında kalarak. O uyurken bir tane daha bira açarsın. Bir tarafta özgürlük, bir tarafta hala eksik birşeyler olduğunu düşünerek uyuyakalırsın saat üç gibi. Ne de olsa sabah yedi gibi kalkıp yola çıkacak sekize çeyrek kala kaza yapacaksındır. Hayat basit olsa da bazende garip yüzünü göstermeye devam ediyor. Şimdilerde aklımda-kalbimde o yok. Başkası da yok. Benle tanıştığında geçmişinden gelenlerin olduğunu söyleyemeyip kafasının karıştığını söyleyemeyen kız da yok. Bu yüzden sırayla benle ve o an hayatında kim varsa onla görüşen kız da yok. Benimse hiçbir zaman koruyamadığım gururum da yok.. | ||
|
|
||