01 Ekim 2010, Cuma
saat: 00:33


çoook uzun zaman sonra merhaba!neler yaptım neler.ne yollar yürüdüm bu sürede ne kitaplar okudum ne arkadaşlar tanıdım ne dostlara elveda dedim ne gözyaşları döktüm...yani çok şey yaşadım.şimdi dönüp eski yazdıklarıma bakınca içimde öyle bir yer acıdı ki anlaşılan her şey sandığımdan daha zor olmuş.eğer güncemi okuduysanız hatırlarsınız aşıktım o zamanlar.yeni aşık olmuştum.hala aynı adama aşığım.ve o adam hiç arkasına bakmadan beni yalnızlık denilen şeyle ilk karşılaştığım o şehirde öylece bırakıp gitti.terk edildim diyemem ne de olsa terk edilmek bile bir karşılık ister ben yıllarca karşılıksız sevdim onu.bilsin istedim ama sözcükler dile gelmeden.eğer gözlerim anlatamamışsa onu nasıl sevdiğimi sözlerim asla anlatamaz dedim sustum.sustukça aslında sözcük olması beklenen niyetler gidip içimde bir yerlere yapıştılar.cümle kurmaya her çalıştığımda yapıştıkları o yerden sökemedim onları.her şey o şehirde onunla birlikte kalır sandım.asıl büyük salaklığı da burda yaptım zaten.peşimde öyle bir yükle döndüm ki geriye saklanacak hiç bir delik kalmamıştı artık.her döndüğüm köşede arkamdan gelen ses önüme çıktı.gündüzlerini ev halkına geceleri kendime emanet ettim.uykular artık benim için gündüz çıkılan kısa bir yolculuk olmuştu.belki de en zoru tüm bu ruh halimin çok acıklı bir nedeni olmasınına kendini inandırmış tanıdıklarımın soruları oldu.her türlü reklam filminde ağlamayı başardım.güzel çirkin ,anlamlı anlamsız hiç bir bakış kalmamıştı çevremde çünkü bütün gözler onundu.ölüm her yaşa yakışır olmuştu artık.en çok da yanıma yakışsın istedim ama tekliflerim her seferinde reddedildi.kendimi işe adamaya karar verdim.çıkmak kelimesinin her dakikada defalarca dudaktan dudağa hoyratça kullanıldığı bir lisede ücretli öğretmenlik yaptım.kabullenmeye karar vermiştim.artık o yoktu hayatımda.belki de her baktığımda kadere tekrar inandığım o gözleri bir daha göremeyecektim.ve uzun bir zamandan sonra ilk defa içim acımayarak uyandım.zaman artık lehime işlemeye başlamıştı.hey içimdekiler herkes kendi yerine geçsin lütfen ,derken bir ramazan akşamı sadece çay içme bahanesi ile gittiğim çamlıcada tekrar gördüm beni kadere inandıran o gözleri.her yer surete kesilmişken bir tek o siret kaldı bakışlarımın ardında.ve ben yine emir verdim yüreğime nereye istersen oraya geçebilirsin.anladım çünkü onu oraya çağıran yüreğimdi.

istanbul
hosting