01 Ekim 2010, Cuma
saat: 02:30


ilk defa ben gidebilirim herşeyi bırakıp arkamda ilk defa tadabilirim sevdiklerimi yarı yolda bırakıp gitmenin tadını ama becerebilir miyim bu yükü kaldırabilir miyim bilmiyorum

güneşin bile farklı doğduğu bi ülke bi başka hayat bana değen rüzgarın ona ulaşmasına imkan olmayan bi dünya

özlüyorum seni niye yalan söyliyim çok özlüyorum ama olmucak bi daha gel diyemicem gelsen kabul edemicem

mutsuzluksa mutsuzluk dibine vurdum şişenin ama bi çıkış arayışım yok senden kurtulmuş gibi görünsemde senden kurtulmak arkada bırakmak gibi bi derdim yok seni yaşamayı seviyorum en kirli rüyalarımın bile bi köşesine seni koymayı seviyorum

çok canımı acıtıyosun her geçen gün öldürüyosun beni

hep sen gittin sıra bende

ama gitmicem biliyorum gidemicem

ben sevdiklerimi yarı yolda bırakamadım ki hiç bir kere dışında

başka tenlerden nefes alıp seni hayal etmeye devam edicem

her sabah uyandığımda yanımda ki kadında seni arıcam belki bi gülüşünden bi kaçışından beni istemeyişinden bi sen çıkarıcam ve onu yanımdan kovucam

nası bir lanet bıraktın bana nasıl işledin bu kadar ruhuma bilmiyorum

ama bu lanetten kurtulduğum gün eminim nefes alamıcak bedenim morarıp toprağa karışıcak

sana hayata gözlerimi kaparken en son seni görüp mutlu ölmek istiyorum dediğimde yalnış anladın beni öldürmeni diil ölene kadar benimle olmanı kastetmiştim

koca bi yarasın içimde kapanma hep kana

bi gün sende bnmle beraber ölürsün ikimizde huzura kavuşuruz


istanbul