|
01 Ekim 2010, Cuma
saat: 13:05
ısırılmadık yerimi bırakmadı sıçtımın sivrileri. Sol elimde dört adet nokta var. Ayaklarımında söz etmiyorum bile hayır yazın bu kadar ısırılmıyordum. Bunların mevsimi geçmedi mi hala. Tamam batıklığın kenarında olabilirim ama bu kadar da olmaz ki. bu gece yalnızım. Bi kaç bira alıp kafa mı dağıtsam.Siktir et yarın ablamlara gideceğim, boş yere masraf etmemek lazım, hem eniştenin kanına girip yaylada rakı keyfi yaparız. Sevmiyorum zaten birayı. patrona dedim yarın ben gelmiyorum, işleri hallettim, dağa çıkacam dedim. Pazar git dedi. dört saat yol, öyle her istediğin araç bulamıyorsun dedim. Başladı şöyle işler, böyle işler, şunu bunu yapmamız lazım, ses etmeden dinledim. Gidersin yarın dedi, yine ses etmedim (: içimden haa şöyle ya dedim. İzin istemek değil aslında bizimkisi bilgi vermek. İzni mecbur verecek. Mecbur derken, işlerin çoğunu halletik zaten, işler yoğun olsa zaten plan yapmam. Ablam evlendiğinden beri gitmedin evine.hayırlı kardeşim ben. Bu manada Ay Kadını'nı da görmüş olurum. (: özledim sanırım. Artık bidaki görüşme mayıs ayında (askere giderken)olacağı için işlerde hazır yoğun değilken, bi taşla üç kuş vurim dedim. | ||
|
|
||