01 Ekim 2010, Cuma
saat: 15:06


içinde bulunduğum durumda bir başkası olsaydı alkolü su gibi çekebilirdi. eskiden olsaydı belki ben de bunu yapardım, belki değil kesin.
işte c. nin hayatımdaki etkilerinden sadece 1i.
alkol çözüm değil hiçbirşeye bir de karaciğerimi niye mahvedeyim ki zaten..
ben de 3 gündür çifter çifter kahve tüketiyorum ve yeşil çay. gözlerim faltaşı gibi açıldı tabi 'sober'lığın zirvesindeyim.
o kadar ki çişim bile kahve kokuyor..

ayrılık şarkıları listeme ise hergun biryenisini ekliyorum ne zamanki bu ihtiyaç ortadan kalkacak işte o zaman ben unutmus olacagım.

derlerdi de inanmazdım; telefona mesaj veya arama gelmesini beklediğin anlarda turkselden bankadan mesaj gelmesi ne kadar sinir bozucu bir durummuş?! lakin, sinir bozucu bir duruma alışınca yenisi geliyor. o yüzden ben buna karşı direnmekte kararlıyım.

babannem yaşamı kolaylaştıran insanlardan biri gerçekten;
-çay mı koydun?
-yok babanne koymamıştım ister misin?
- hee aslında ben yemek yicektim zaten koyma ama bi limonlu içerim yemek sonrası
-koyuyorum?!!

c.den ayrılmanın 3 tane iyi tarafını bulabildim çok fazla zorlayarak da olsa:

-kol altı kıllarını kesmemesi, o kadar ki yakında tarayacak hale gelebilirdik.
- tek duzgun yanının ayakları olması ve ondan cocugum olsa ancak ayak mankeni yapabilirdim, lakin iskandinav genlerine sahip birinden cocuk dogurup cocugumu BEHLÜL yapma şansımı hala saklı tutuyorum.

Bu yazıyı kimse okumasın diye bu kadar uzun yazmış idim, hala sabredip okuduysanız bana acıyosunuz demektir. bana acıyacagınıza gidin kendinize acıyın piçler!

istanbul
hosting