|
02 Ekim 2010, Cumartesi
saat: 15:45
Başlangıçta gayet normal bir iş görüşmesiydi aslında, çevirmem için bir metin verdiler, sonrasında yabancı dil mülakatına aldılar, hepsinin sonunda da genel bir değerlendirme yaptılar. Siz de şartlarımızı kabul ederseniz en kısa zamanda başlayabilirsiniz dediklerinde aa ne çabuk, oh be kurtuldummm diye düşünmeye başlamıştım bile. Neden sonra şartları bir dinlemek geldi aklıma. İlanda yazıldığı üzere 6 ayda bir 25 günlük yurtdışı seyahatine gitmem gerekiyordu, ki benim için bulunmaz fırsat. Tabi ben bunun 6 ayını Türkiye'de 25 gününü de yurtdışında geçireceğimi hayal etmiştim. Oysa ki durum şundan ibaretmiş; 6 ay Afganistanın Kandahar şehrine 25 km uzaklıkta bulunan Amerikan ve Nato üssünde haftanın yedi günü çalışıp eğer sağ kalır ölmezsem de 25 gün izin kullanacakmışım. Haftasonları da izin kullanabilirmişim ama birlikten 2 silahlı askerin gözetimi altında olurmuş bu anca. İş güvencem garantiymiş, daha önce Iraktalarmış ama Obama ordan çekilince onların da işleri Afganistan'a taşınmış, bundan sonra da Amerikan nereye giderse şirkette onlarla devam edecekmiş. Bana bunları günlük hayat senaryosu gibi anlatabildiğine ve tüm bu işkence için 1500 dolar teklif edebildiğine göre bu hatun o kampta bir süre yaşayıp çıldırmış olmalı. Google'a kandahar nato üssü yazınca karşıma çıkan ilk haber şu oldu; 08 ağustos 2010 Kandahar'da Nato üssüne roket saldırısı. Normal bir iş görüşmesime gitmek istiyorummmmmm artık. | ||
|
|
||