|
03 Ekim 2010, Pazar
saat: 17:06
Not düşmem gereken bir an. Yine balkonda pepsilight ve sigara ile kokteyl veriyordum ki yine aynı kadın geçti. Sıçan gezdiren kadın. 175'in üzerinde, son derece zarif, güzel giyimli, güzel yüzlü bir kadın arkasından bir sıçan sürüklüyor. Sincap da olabilir, bilmiyorum. Ama hayvana tasma takmış ve gezdirdiğini zannediyor; çünkü hayvan arkadan sürükleniyor. Köpek olması imkansız, iri ve sevimli bir sıçan sanırım. Fakat kesinlikle yürümüyor. Bu sefer kadınla hayvanı görünce elimdeki sigarayı unutarak eve girip yastıkla kendimi boğmaya teşebbüs ettim. Yoksa çok sesli kahkahalar atabilirdim. Sonra Neko balkona çıktı. Balkonun demirlerine kendini sürtmeye başladı. Çok aptal görünüyordu. Ona da gülmeye başladım. Hala gülüyorum. Ders seçimi de yapamıyorum. Zorunlu dersler zaten çoğunlukla ikinci dönemde. Seçmelilerdense almak istediklerim ağırlıklı olarak ikinci dönemde. Birkaçını sallayıp bu dönemden bir şeyler almak zorunda kalabilirim. Bu dönem teze odaklanmam lazım. Ders almadan tez nasıl yazılabilir ki? Trade mark üzerine tez yazmak zorunda kalacağım. Neyse ki bir tek benim problemim değil; kolektif bir problem olunca insan daha rahat oluyor. Ayşeyle Fatma da sıçtı, o halde problem yok misali. Kokteyl noktasına geri dönüyorum. | ||
|
|
||