|
06 Ekim 2010, Çarşamba
saat: 00:34
Neden şuan ki ruh halimi anlatacak bir kelime bulamıyorum.Birden neden böyle oldum ben? Yaklaşan dönüş günümü acaba, ama sanmıyorum esasen. Burak mevzusu desem, aşmış olmasaydım yanında o kadar rahat olamazdım bunu biliyorum. Herkes aynı tas, aynı hamam gibi geliyor, bıraktığım yerde gibi, değişim nerfden başlıyor veya nasıl örtbas edebiliyorlar, yoğun değişimi.. ay dünden beri üzerime çökmüş olan yoğun duygulardan ve edebi akımlardan sıkıldım, yani dünden beri parçaladığım edebiyatın haddi hesabı yok, heryer birşeyler yazıyorum, Aman Allah'ım oda ne? Uçmuşum... Direk duyguya konuya bodoslama dalmak kesmiyor beni, bir edebi hal içindeyim, uzun zamandır yazmamamdan kaynaklanıyor olabilirmi? Yani yine Burakla bağdaştırmıycam ama nice zamandan sonra onu görmüş ve onla beraber yakın-uzak maziyi hatırlamış olmanın, birde üzerine tek bir kelime yazamamış olmamımın verdiği birikinti olabilirmi günce? Yani biliyosun, yakın zamanda bi ilişki deneyimine girdim ve nasıl duygular içinde olduğumu yazmadım. Üstün körü geçip gittim. Bu içimdeki köpürme, içimdeki yazma aşkının taşmaları olabilirmi. Evet Burak hala tatlı ama, ben aynı tatlıyı iki kez yemiyorum. Yani daha öncede yememiştim ama, yeme girişimindeydim hatırlarsın, hatta ne komik evrenin pozitif yasasıyla, onu çekmeye çalışıyodum zuahauahau ay ne komikti ya, gerçekten, birden nasıl öyle olabilmiştim, onda beni bu kadar etkileyen, yan, evrenin çekim yasası diye birşeyin var olduğuna inandıracak şey neydi biliyorum. Belkide, zamanında yapmış veya ypmaya kalkışmış olduğum şeylerle yüzleşmekti beni böyle yapan. Hiçbirşekilde emin olamıyorum. İçimde bir his avr, yoğun ve bunaltıcı, bildiğim tek şey bu. Belkide bu beni önümüzdeki günlerde bekleyen gelişmelere uyaran bir haldir. Yazma konusunda yitilerimi hatta duygularımı kaybettiğimi düşündüğümü vurguladığım bir günce yazmıştım geçenlerde, demekki duygularımı henüz kaybetmemişim, bu kadar yoğun bir tuhaflık, emin ol çok TUHAF! | ||
|
|
||