|
06 Ekim 2010, Çarşamba
saat: 14:00
kafam inanılmaz bozuk işlere. şuanda ölmek istiyorum yani o derece.dısarı attım kendimi.avel avel dolasmaya nefes almaya cıktım.sonra elim birden reyyanı aramaya gitti. aradım caldı caldı tam acmıycak diye kapatırken alo dedi.o an bi rahatladım,bi yavsak gülümsemeye bıraktım yüzümü. ciddi bişeyler yaşamayı unutmuşum.reyyan onları hatırlattı bianlıgına bana. ve aslında bu yasadıgım hayatın ne kadar boş bi hayat oldugunu anladım. birden elini tutmak,hayatımı düzene sokmak geldi içimden.gülüşü çok içtendi.ne biliyim ya daha önce yaşayamamanında bi yarası var sanırım. telefonu kapadıgımda acaba olurmuyuz lan diye kendime sormadan edemedim. ne biliyim baksana mutlu oldum yani.basit bi telefon konusması bile mutlu ediyosa,onu yaşamaya değer dimi. o zaman şimdi ona harika bi zemin hazırlamaya geldi sıra. madem düzen istiyorum. herseyi en bastan yapıcam. hatta bu işide bırakıcam evet.başka bi iş bulucam. sonra saatleri belli olan insan gibi calısabilcegim bi iş bulucam. okulu bitiricem. sonra beraber belki yurtdısına gideriz.ne biliyim yaparız işte bişiler. birden cok heveslendim bişiyler yapmak için bide annem bazen cok can acıtıcı laflar söylüyo,belki haklı oldugu yerler var ama banada cok haksızlık yapıyo.sanırım birbirimizin arasındaki bu sevgiyi nefrete dönüştürmedende ayrı bi eve cıkmak en dogrusu olcak. evet ben eve cıkıyım hatta.evime reyyan girsin cıksın.benim arkamı toplasın bende onu prensesler gibi yaşatıyım. nolur bu sefer geçici heves olmasın artık ya. kendimi gökdelenlerden aşagı atarım artık bu hevesimde kaçarsa! | ||
|
|
||