|
06 Ekim 2010, Çarşamba
saat: 17:24
Herkes canı yandığında ya da canı sıkıldığında, aradan uzun zaman geçse bile konuşmak için veya iki dakikalığına bile olsa yanımda huzur bulmak için kolayca arayabiliyorken beni, ben neredeyse her dakikamı boğulmamak için çırpındığım o ahlayıp vahlayarak şikayet ettikleri fırtınalı denizlerde gel beraber yüzelim ya da iki dakikalığına göz kulak ol bana demek için arayabileceğim kimseyi hiçbir zaman bulamıyorum. Kaç kez ölüp diriliyorum her gün, hiç kimse bilmiyor. Ne kadar da adil. Yine de kızamadığımla kalmayıp, hallerine üzüntü duyduğum bile oluyor. Mütemadiyen akıl veriyorum bir de, benim neyimeyse? "..Hiçbir şey bilmemek, hiçbir şey öğretmemek, hiçbir şey istememek, hiçbir şey hissetmemek, uyumak ve yine uyumak, bugünkü biricik dileğim bu. Şerefsiz ve iğrenç, ama içten bir dilek." | ||
|
|
||