09 Ekim 2010, Cumartesi
saat: 14:05


çok sevdiğim şeylerin bile işe yaramadığı oluyor. beyoğlunda kahvaltı teklifini tek hamlede geri çevirebiliyor, ayda bir okuduğum kitabın harikulade bir baskısının üzerine çay fincanımı koyabiliyorum. beklentiler karşılanmayınca yüzüm düşüyor. seni aptal kimsenin yaşamı sana aitmiş gibi, sanki dünyaya senin için gelmiş gibi davranamazsın. kendi çirkinliğine nasıl alıştıysan etraftaki bütün bu şeylere de öyle alışacaksın. barışık olmak lazım. "etraftaki güzellikleri görmeliyim, her şey harika" demişti bir keresinde biri. değil. ama şimdi bu durumda benden daha kötü birini nasıl sevmem? sümüklüböcek gibi arkasında bıraktığı parlak izle, torunlarına anlatacağı kadın hikayeleri biriktiren adamların yanında, hatalarından kaçmaya çalışan, durup düşünmeye bile tahammül edemeyen bir çocuk. herkes için en iyisini yapamazsın, pişman olmayı bırak diyorum ona. "gel kaplumbağaları sevelim."

istanbul
hosting