|
09 Ekim 2010, Cumartesi
saat: 20:19
sessizligim. kabullendigim anlamina gelmiyor. belki savasmadigimi dusunebilirsiniz ama ben durumu anlamaya calisiyorum sebeplerini.. bu durumu yaratan sartlari anlarsam daha anlamli ve isabetli bir adim atabilirim diye dusunsemde dusunuyorum yine.. ama hayat boyle yasanmiyor bunu suana kadar anlamis olmam gerekirdi, anladim da bence bircok acidan ama ne yapmali bilemiyorum.. onu hala cozemedim.. cunku hala dusunuyorum.. sessizligimden..sessizlikten sikildim.. yorgunlugum sessiz durarak gecmiyor.. bu sessizlik beni daha cok yoruyor,, gergin bir sessizlik cunku soylemek istediklerimi susuyorum, soyleyecek birseyim yokmus gibi duruyorum.. konusmak cok birsey cozecek mi bilemiyorum ama denemek konusunda cekincelerim var..gurultu patirti tartisma suankinden daha fazla bir egerginlik filan kaldiracak halim yok.. donup dolasip ayni yere gelmek icin o kadar efor sarfetmek istemiyorum.. basladigim yerden daha farkli biryere tahammul edebilirmiyim onu da bilmiyorum.. saat: 20:28 altin kafesteki bulbul. ne kafesim altin ne de ben bir bulbulum ama kafesimi biliyorum, taniyorum.. kendimi biliyorum ve tanimaya devam ediyorum kafesteki beni ne tnaimak istiyorum ne de bilmek istiyorum oyle ki kafeste oldugumu anlamamam icin yaptigim numaralardan cok yoruldum isin kotusu artik ise de yaramiyorlar mutsuzluk kacinilmaz umut ise dikenli oluyor kabullenmek nerdeyse imkansiz peki ben nerde oluyorum ne yapiyorum durumu degistirmek icin ne yapiyorum sorusu geliyor birkac soru sonra hepsi birbirinden anlamsiz anlam ne, neden bir anlami olsun anlamsizlik neden bu kadar korkunc geliyor.. ruhumun arsizligi ve vurdumduymazligi beni ayakta tutuyor hayalperestligim beni hafifletiyor ve zekam kendi kendini aptal durumuna dusuruyor hehe butun bunlar beni bazen aglatiyor bazen gulduruyor.. | ||
|
|
||